firavun

Hz. Musa ve Kıptînin Ölümü

Mûsâ -aleyhisselâm-ın bir Kıptî ve Sıptî'nin arasında yaşanan bir kavgada tek niyeti onları ayırmak olma kasti ile yaşanan talihsiz olayda başına gelen hadiseler...

Mûsâ Aleyhisselâm ve Sihirbazların Kıssası

Musa Aleyhisselam ve sihirbazların arasında nasıl bir mücadele yaşandı? Sihirbazların akıbeti ne oldu? Osman Nûri Topbaş Hocaefendi anlatıyor...

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi 14 Eylül 2020 Sohbeti

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin Musa Aleyhisselam ve Fravun'dan bahsettiği Erkam Radyo ve Erkam TV de yayınlanan 14 Eylül 2020 tarihli sohbeti...

Mûcize İle Sihrin Müsâbakası

Hz.Mûsâ'nın öğütlerine karşılık onu tehdit edip, meydan okuyan Firavun ve avanesi...

Hz. Musa (as) Neden Peltek Oldu?

Hz. Mûsâ'nın -aleyhisselam- Firavun'un sarayında kalmasına neden olan hayret verici hadise...

İnsanın Gizli Düşmanı

Hazreti Mevlânâ insanın gizli düşmanını şöyle anlatır: “Ey Hak yolcusu! Gerçeği öğrenmek istiyorsan; Mûsâ da, Fir’avun da ölmediler; bugün senin içinde yaşıyorlar, senin varlığına gizlenmişler, senin gönlünde savaşlarına devam ediyorlar! Bu sebeple birbirine düş­man bu iki kişiyi kendinde araman gerekir!”

Kibrin İlk Temsilcisi

Kibir ve ucub târihi, İblisten başlayarak Nemrudlar, Fir’avunlar, Kârûnlar ve Ebû Cehiller gibi nice ahmakların âleme ibret olan âkıbetlerini sergilemektedir. Bu zavallılar silsilesi, sayıya gelmeyecek kadar uzundur.

Dininizin Ortadan Kalkmasının Dört Sebebi

Abdülkâdir Geylânî Hazretleri buyurur: “Sizin dîninizin ortadan kalkmasının dört sebebi vardır: Birincisi: Bildiklerinizle amel etmemenizdir. İkincisi: Bilmediklerinizle amel etmenizdir. Üçüncüsü: Bilmediklerinizi öğrenmeyip câhil kalmanızdır. Dördüncüsü: Diğer insanların, bilmedikleri şeyleri öğrenmelerine engel olmanızdır.”

Arkalarından Ne Gök Ağladı Ne Yer

Dünya, imtihan gereği iyinin ve kötünün bir nevi savaş alanıdır. Herkes davranışına göre imtihanı ya kazanmakta veya kaybetmektedir. İmtihan kolay değildir. Neticesi ya ebedi saadet veya ebedi felakettir.

İslam'ın Terbiye Ettiği Lider

İslâm’ın terbiye ettiği lider, “Hizmetkâr Lider”dir. Firavunlaşan ve ilahlaşan değil, kul olduğunun farkında olan ve ibâdullâhı hiçbir zaman istihkâr etmeyen ve kendini hizmetten âzâde saymayan bir liderdir. Hatta liderliğin, hizmetkârlıkta önde olmak, şeklinde anlaşılması tavsiye edilmiş ve öyle de gösterilmiştir.