Şuayb'a -aleyhisselâm- misafir olan Hz.Mûsâ'nın Medyen'de yaşadığı olaylar ve Şuayb -aleyhisselâm'ın firaset sahibi kızı Safura'nın teklifi...
Fetanet, firaset ve basiret ne demektir? Peygamber Efendimizin (s.a.v) güzel ahlakından tüm ümmete bir ders olarak fetanet, firaset ve basiret hakkında kıymetli kıssalar...
İslâm ümmetinin selâmet ve huzuru, dışarıdan değil içeriden sağlanacaktır. “Ey iman edenler, siz kendi üzerinize yoğunlaşın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapıtan size zarar veremez” (Mâide Sûresi, 105) ilâhî fermanı, bize bu hakikati ilan eder.
Târihimizde üç şahıs vardır ki bunlar, İslâm vahdeti yolunda kâ’bına erişilmez bir ferâgat ve firâsetle hareket ederek arkalarından serâpâ hayır ve fazîlet hâtırâları bırakmışlardır.
Firaset: Mânen kavrama, anlama, sezme kâbiliyeti anlamına gelir.
İnsan yetiştiren liderler, özellikle çekememezlik (hased) illetinden kurtulmuş kimselerdir. Hizmet ve iltifat bekleyen bir gönül yapısından ziyade, hizmetkâr olmayı kendilerine şiar edinmişlerdir.
Terbiyenin kişiye göre değişen sayısız yolları vardır. Birisi de ve belki en güzeli de muhatabı şoke edecek bir davranış güzelliği ile onun vicdanının sesini duymasına vesile olabilmektir. Ancak kimileri vicdanını o kadar kapatmıştır ki, bu sesi duyması imkânsız gibidir. Böylelerine ceza neyi gerektiriyorsa verilmek durumundadır. Bazen suçluya merhamet, daha büyük günahların ve zulümlerin teşvikine dönüşür. Mü’min, firâsetiyle kime nasıl davranılması gerekeceğini sezebilecek bir gönül kıvamına erişmelidir. Bunun da yolu takvâyı[2] artırmaktır.
Akşemsettin Hazretleri'nin huzuruna çıkıp kendisini dervişliğe kabul etmesini söyleyen Fatih Sultan Mehmet neden tekkeye kabul edilmedi? Akşemsettin Hazretleri Fatih'e ne öğütlerde bulundu? İşte cevapları...
Firâset ve fetânet ne demektir? Bu özellikleri sahip insanlar nasıl bir karakter yapısına sahiptir?
Firâset, Allah Teâlâ’nın kalplere lutfettiği müstesnâ bir nûrdur. Yani akıllılık, üstün zekâ, sezmek, bilmek ve anlamak gibi hâllerin mânevî bir idrâk kâbiliyeti olarak kalpte tecellî etmesidir. Kalbe doğan samimî hisler ve nâil olunan ilhamlar sâyesinde, hâdiselerin içyüzünü doğru tahmin ve teşhîs etmektir.