Fatma Hâle Sağım

İlahi Adalet Nasıl Tecelli Eder?

“Allah mazlumların acı çekmesine neden izin veriyor, neden engel olmuyor bu kötülüklere?” Allah’ın varlığı, adaleti sorgulanabilir mi? İlahi adalet nasıl tecelli eder? 

Erkek ve Kadınların Yanlış Bildiği Doğrular

Nisâ Sûresi 34. âyet-i kerîme, “Erkekler, kadınlar üzerine kavvâmdır.” diye başlıyor. Kavvâm; yönetici, koruyucu mânâlarına geliyor.Kavvâm olmak; “dediğim dedik”lik olmayıp ince bir siyâsetle âile içi ilişkileri, denetimleri, kontrolleri, hâdiseleri, yapılacakları dengede adâlet ile tutan kişi demek oluyor. Kavvâm olmak, donanım istiyor.

Mahbubunu Arayan Sevgili

Cenâb-ı Hak, insanoğluna içinde korku olmayan, mutluluk deposu, mânevî neşe kaynağı, sevgi madeni, dostluk madeni, aşk ve hayranlık madeni, harika bir öz üfledi. Bu bizim rûhumuzdu. Mutlu olmamız için bedenimizi rûhumuzun yönetmesi gerekiyordu. İşler yolunda gitmedi; nefis sultan oldu bedene, ruh çok örselendi. İbadetler dahî ruhsuz olunca işler daha beter sarpa sardı.

Allah İçin Kimler Sevilir Kimler Sevilmez?

 İnsanoğlunun dünyaya gelişinden bugüne dek, hiç değişmeyen iki duygu vardır; sevgi ve nefret. Peki İslâm'a göre biz her şeye rağmen herkesi sevmeli miyiz? Yoksa sevmemiz gereken kişiler olduğu kadar buğz etmemiz gereken kişiler de var mı?

Eş Seçiminde Yapılan Yanlışlar

Eş seçiminde eşler arasında denkliğe dair bütün hassasiyetler, yuvanın sağlam temeller üzerine kurulması için olsa da günümüzde bu konu çok yeri yırtılmış kumaşa döndü. “Geçmişte bu iş oluyormuş, günümüzde neden olmuyor?” dersek, hırs, beklenti, kanaatsizlik, “Elâlem ne der?” derdi, dünyevîleşme… En önemli sebebi ise, kararları Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını düşünerek değil de nefsânî ve dünyevî endişelerle vermek. Bildik ki en büyük denklik, göz aydınlığında…

Misafir Bize Neler Öğretir?

İslam dininde ve geleneklerimizde misafir ağırlamak çok önemli bir yer tutar. Misafir ağırlamanın külfet olarak görüldüğü günümüzde misafirle elindekileri paylaşmanın eve bereket olarak döndüğü, muhabbetin insanlar arasında bambaşka güzellikler getirdiğini unutmadan hatırlamamızın tam sırası. 

Nefisleri Aleyhine Haddi Aşanlar

Kul olmak çok zor bir şeydir. Kendi hevâ ve hevesinin ilâh edilmesini isteyen nefis, kişiye devamlı haddini aştırır. Zira bütün israflar, kişinin hevâsından kaynaklanır. Kibrinden, kendini büyük görmesinden, bencilliğinden, başkalarını düşünmemesinden... Kibir ile israf arasında müthiş bir irtibat vardır. Şeytan da kibirli ve müsriftir; secde etmeyerek kendisini israf etmiştir. İsraf eden mü’min de aynı şeytan gibidir.

Peygamberimiz Münafıkları Neden Öldürmedi?

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- münafıklarla arasındaki perdeyi hiç yırtmamıştı. İşin en mühim tarafı da burada işte… Neden Peygamber Efendimiz, münâfıkları öldürmemiş, isim isim açıklayıp onları îlân etmemişti? Aradaki perdeyi yırtsa, acaba neler olurdu?

Münafık Kime Denir?

Münâfıklık, ağır bir kalp hastalığı… Zaafları çok olan bir kalbin dışa yansıması... Allâh’a ve göndermiş olduğu emirlerine kalben inanmayıp, dili ile inandığını söyleyen, müslümanları en önemlisi de Allâh’ı aldatmaya çalışan bedbahtlığa “münâfık” deriz.

Mevlânâ'ya Göre Dünyayı Terk Etmenin Basamakları

Dünya tam mânâsıyla terk edilmeden Allah aşkı başlamaz gönülde... Olan da yalancı bahar gibidir. Hazret-i Mevlânâ dünyayı terk etmenin üç basamağını açıklıyor.