Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-, asıl zenginliğin, mal çokluğu ile değil, gönül zenginliği ile olduğunu belirtmişlerdir.
İslâm’da, kibirli ve hasis zenginler ile hakkında takdîr edilene sabredemeyip isyanda bulunan fakirler zemmedilmiştir. Bu yüzdendir ki Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “Yâ Rabbi! Fakirlik ve zenginliğin fitnesinden Sana sığınırım.” (Müslim, Zikir, 49) niyâzında bulunmuştur.
Fertler ve toplumlar için hayat bir düz çizgiden ibaret değildir. Zik-zakları, pürüzleri, yazı-kışı, hastalığı-sağlığı, gençliği-ihtiyarlığı vardır. Bu sebeple fırsat elde iken yapılabilecek faydalı işleri ertelemek, akıllıca bir davranış değildir. Zira aşağıdaki hadîs-i şerîfte sayılan yedi engelleyiciden birine veya birkaçına birden takılmak kaçınılmazdır.
Uluslararası Kooperatifler Birliği Afrika Ofisi Bölge Müdürü Dr. Sifa, "Dünyadaki fakirlerin neredeyse yarısı, Afrika'da yaşıyor. Dünya fakirlerinin yüzde 41'i Afrikalı." dedi.
Hazret-i Ebû Bekir'in îmandaki sadâkat ve teslîmiyeti, ağır bir imtihan ile test edilmişti. İşte o imtihan ve Hz. Ebubekir'in buna verdiği karşılık.
Fırsat elden kaçmadan, bütün fânî nîmetleri ebedî saâdet sermayesi kılabilmeye gayret etmeliyiz. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bu hususta biz ümmetini şöyle îkaz buyurmuştur: Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) kendisine 'kedicik babası' diye seslendiği, Mescid-i Nebevî’nin sofasında yatıp kalkan ve kendilerine Ashâb-ı Suffe denen fakir müslümanlardan olan Ebû Hüreyre'nin hayat hikâyesi...
İstanbul Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı İstanbul Şubesi ortak yayını olan Din ve Hayat Dergisi “Zekât” konulu 29. sayısı yayımlandı.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in terbiyesinde yetişen ashâb-ı kirâm, O’nun cömertlik ve diğergâmlığından da büyük bir nasîb almışlardı. Bugün bizim için en çarpıcı örneklerden biri, İbn-i Ömer Hazretleri’nin, sofrasında bir yetim olmadan yemek yemediği, her sofrasında muhakkak bir yetimin bulunduğu rivâyet edilir.
Yaklaşık 60 milyon nüfusa sahip Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar, zengin kaynaklara, doğal ve tarihi eserlere sahip olmasına rağmen yaklaşık yarım asır süren askeri rejim nedeniyle dünyanın en fakir ülkelerinden biri durumunda bulunuyor.