Hendek'te açlık, Mekke'de zafer... Peygamber Efendimiz (s.a.v.) her durumda 'Gerçek hayat, ahiret hayatıdır' diyerek, hem çilede hem nimette dengede kalmanın yolunu gösterdi
Bu imtihan dünyasının darlık zamanlarında da bolluk zamanlarında da esas hayatın âhiret olduğunu unutmamamız lâzımdır. Peygamberimiz ve sahabenin bu husustaki örnekleri...
Bize verilen bu kısacık hayatla ebedî bir hayatı nasıl satın alacağız? Bire bir, bire on, bire yüz değil, bire sonsuz veren bir ticareti nasıl başaracağız? Metaı az, süresi kısıtlı, aldatıcı bir hayatla sonsuz hayatı kazanmayı nasıl başaracağız?
Ahmak insanın özellikleri neler? Mümin insan nasıl olmalı? Müslümana kendisini sorgulatan ve doğruyu bulmasına yardımcı olacak sorular.
Mevlana Hazretleri’ne göre insan için asıl acınacak dert nedir?
Ramazân-ı şerifler; kulluk hayatımızdaki nâdanlıkları, gafletleri, tefekkürden uzak geçen zamanları, durgunlukları, ihmalleri, zaafları silip süpüren; insanın mânevî hayatına yeni bir canlılık, zindelik, heyecan, şevk ve aşk getiren ilâhî hediyelerdir.
Adına aldanmayın! Sadece adı güzel…
Ashâbın gözünde dünya küçüldü, âhiret tek endişe oldu. Dünya hayatının sadece bir konak olduğu kanaati yerleşti. Dünya hayatı, âhiretin tarlası olarak telâkkî edildi. Bu tarlanın tohumu da sâlih amellerdi.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi hayat nimetinden bahsediyor...
Sahabe şuuru, İslam davasında her an hazır kıta olmaktır. "Ey Sahabi!" dendiği vakit "Emret Ya Resulallah" diyerek cevap vermektir. Bu minvalde her müminin kazanması gereken bir idrak ve dava bilinci olmasının yanında, İslam'a olan hassasiyetleri ile en üst seviyede bir takva hayatının göstergesidir.