Bu dünya bir pazar yeridir. Cenâb-ı Hakkʼın lûtfettiği canı, malı, bütün imkânları yine Oʼnun yoluna seferber ederek Cennetʼi satın alabilmenin pazarı. Bu pazar, Cenâb-ı Hakkʼın ilâhî azamet tecellîleriyle, ilâhî kudret akışlarıyla, ilâhî sanatın nakışlarıyla dolu. Her şey Cenâb-ı Hakkʼın azametinin şâhidi.
Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur: “Akıllı insanlar, mallarını, paralarını öbür dünyaya giderken yanlarında götürürler. Ancak hasislerdir ki, hasretini çekerek burada bırakır giderler.”
Kudretli zamanında, elinden geldiği vakit bir hayır işlemeyen, bir iyilik yapmayan, kudretsiz ve âciz kaldığı vakit sıkıntıya düşüp zahmet çeker. Bizlere verilen bu fani dünya hayatını en iyi şekilde değerlendirerek huzurlu bir ahiret hayatını kazanmaya gayret etmeliyiz.
Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri buyurur: “Sakın ebedî saâdeti dünyaya değişme! Dikkatle bakarsan görürsün ki, bütün dünya, ancak bir-iki nefesten ibârettir. Dünyada kaldığın müddetçe şahlık sırası hep sende olsa, yine de başlangıcın baş ağrısı, âkıbetin de pişmanlıktır.”[1]
Kâmil bir mü’min; hayatın acı-tatlı sürprizleri karşısında gönlünü bulandırmaz, kalbinin rotasını Allah rızâsından başka bir yöne çevirmez.