Bi’r-i Maûne’de İbn-i Füheyre’nin şehit olurken söylediği “Kazandım vallâhi!” sözünden etkilenerek Müslüman olan müşrik.
Zekât, ona ehil olanlara, yani hak sahiplerine verilir. Zekât yerine sarfedilmez de onu hak etmeyenlere verilirse hem bu dinî mükellefiyet ifa edilmemiş, hem de zekâttan beklenen ferdî, sosyal ve ekonomik amaçlar gerçekleşmemiş olur. Peki kimlere zekât verilmez?
Sa’d bin Ebî Vakkas'ın radıyallâhu anh İslâm ile şereflendikten sonra bu duruma karşı çıkan annesiyle yaşadığı büyük imtihan...
Allah'a ve âhiret gününe îman eden mü'minlerin oluşturduğu fazîlet tabloları ibret vericidir.
Selîm fıtratı, kusursuz sağlam huy, haram ve çirkin işlerden uzak ahlâk, noksansız yaradılış mânâlarına gelir.
Peygamber Efendimiz, eldeki zamanın kıymetini bilip hayırda yarışmayı teşvik eder ve ashâbına tavsiyelerde bulunurdu.
İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz.
Ölüm gelmeden evvel, fırsat eldeyken, bütün gayretimizle bol bol amel-i sâlih işlemeye çalışmalıyız.
Ömür, bir defaya mahsus olarak lûtfedilmiş, ne zaman biteceği meçhul, sınırlı bir sermayedir.
Firâset sahibi müʼminler, geride bıraktıkları sadaka-i câriyelerle, vefatlarından sonra bile amel defterlerinin açık kalmasına gayret ederler.