Peygamber Efendimizin bir sahabiye öğrettiği kaideler...
Allâh Resûlü’nün gece-gündüz, dar vakitte-rahat zamanda, savaşta-barışta dâimâ “ihsân” hâli üzere bulunduğunda en ufak bir şüphe yoktur. Zira Peygamber Efendimiz hayatı boyunca ihsân şuurunun en güzel örneklerini vermiştir.
“Şahsiyet Dili”mizi pozitif yönde geliştiren ve kişiliğimizi saygın, etkin ve güvenilir kılan temel dinamiklerinden biri “adâlet ve denge”dir.
“Şahsiyet dili”mizin gelişim seyrinde ilk durağımız “samimiyet”tir.
“Şahsiyet dili”mizi oluşturan temel dinamiklerin farkında olmak ve bu dinamiklerin gelişmesine öncelikli olarak odaklanmak, kendimize yapacağımız en önemli yatırım olacaktır.
Öyle duruş vardır ki, nice koşmalara bedeldir. Öyle yürüyüş vardır ki, Rahmân olan Allah’a “işte kulum” dedirtir. İşte kişiye bu kıvamı ve etkinliği sağlayan cevher “Şahsiyet Dili”dir.
Fahr-i Kâinât Efendimiz tedbîrini alır, sonra da Allâh’a tevekkül ederdi. Cenâb-ı Hak, kendisini muhâfaza etmeyi va’dettikten sonra ise hiçbir endişe duymadan Allâh Teâlâ’ya tevekkül etmiştir.
Allâh Teâlâ, kulunun iyiliğini, ondan daha iyi bilir. Bu sebeple en selâmetli yol, ilâhî takdîre râzı olmak ve her hâlükârda şükredebilmektir.
Peygamberlerin en mühim vasıflarından biri olan “sıdk/sadâkat”, sözde ve özde doğruluk, ihlâslı ve samîmî olmak demektir.
Osmanlı devrinde kudsî beldelere gösterilen hürmet hayran bırakıyor. Osmanlı'nın Harameyni’ş-Şerîfeyn’e gösterdiği hürmeti anlatan güzel bir örnek...