Enaniyet ne demek? Kısaca anlamı nedir?
İnsanın en zor terk edebildiği kötü huy, enâniyet, yani benliktir. İnsan dâimâ benliği sebebiyle nefsinin esiri olur ve hep kendisini haklı görür. Benlik sahibi kimse, başkasının kusurlarını ortaya dökerek kendine imtiyaz tanıma derdindedir. Onun için gıybet etmekten zevk alır. İblis misâli, kibir ve ucub sergiler. Kendisini hata ve kusurlardan uzak görür. İlâhî îkazlara karşı âdeta bir muâfiyet duygusu içinde yaşar. Bu ihtarların onu da içine aldığını aklının ucundan bile geçirmez. Onun içindir ki tasavvufun en ağır ve ciddî meselesi, insanın içindeki enâniyeti/egoizmi bertaraf edebilmektir.
Temiz bir bardakta bulunan saf ve berrak bir suya bir damla necâset düştüğünde, nasıl ki o su, bütün sâfiyet ve kıymetini kaybederse; Allâhʼın kullarını küçük görerek dolaylı yoldan büyüklenmek de kulun Hak katındaki değerini yok eder.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, insanın kendini nasıl okuması gerektiğini ve emredilen en mühim üç tâlimatı anlatıyor...
Cenâb-ı Hakk’ın îman, akıl, irfan, maddî beden ve mânevî kuvvetler gibi kıymetini takdir edemeyeceğimiz pek büyük ilâhî nîmetlerine mukâbil, şükür borcunu edâdan âciz, hem de kusurlu olan bir insan, kendisini gâyet mücrim, günahkâr ve mahcup görmedikçe mânen yükselemez.
İnsanın en zor terk edebildiği kötü huy, enâniyet, yani benliktir. İnsan dâimâ benliği sebebiyle nefsinin peşinde koşar ve hep kendisini haklı görür.
Enaniyet: Benlik, bencillik, hodgamlık, egoistlik anlamlarına gelir.
En büyük çabamız Allah'a (c.c) yaklaşmakken, O'nun rızasına nail olmakken kim ister ki O'ndan uzaklaşmayı? Peki farkında olmadan uzaklaşıyor muyuz? Kişiyi Allah'tan (c.c) uzaklaştıran şeyler nelerdir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, Kulu Rabbinden uzaklaştıran engel ve hasletleri anlatıyor.
Bizler, ümmetin derdiyle dertlenip Allah Rasûlüʼnün emânetine ne kadar sahip çıkabilirsek; Efendimizʼin mübârek sîmâsı da bizden yana o kadar mütebessim olacaktır. Fakat -Allah korusun- bizler enâniyet girdaplarına kapılıp nefsânî çekişmelerle din kardeşliği hukukunu çiğnersek; bu defa Oʼnun rakîk ve latîf rûh-i saâdetleri, bizler sebebiyle incinecek, mahzun ve mükedder olacaktır.
Hak dostu ârif kullar, nefislerine karşı dâimâ teyakkuz hâlinde bulunmuş, en ufak bir gurur, kibir ve enâniyet durumunda derhâl kendi nefislerine haddini bildirmişlerdir.