Kalpler nazargâh-ı ilâhîdir. Gönül alarak o ilâhî nazargâhı ihyâ edebilmek, Cenâb-ı Hakk’ın rahmet ve muhabbetine vesîledir. Öyle ki bâzen, Cenâb-ı Hakk’ın beraber olduğu kırık bir kalbi tesellî etmek, nice nâfile ibadetten daha fazîletli olur.
Ebu’l-Hasan Harakani Hazretlerinin hikmetli sözlerinden birkaçı...
Ebû’l-Hasan Harakānî Hazretleri şefkat, merhamet ve hizmetle ilgili Allah'ın yolunda gidenlere şu nasihatlerde bulunur.
Ebû’l-Hasan Harakani Hazretleri nefsi arındırıp kemâle erdirmenin yollarını anlatıyor.
Hak Teâlâ’nın biz kullarından istediği, dâimâ kendisiyle olan bir kalb-i selîmdir.
Dünyevî meşgaleler esnâsında dahî gönlü Allâh’a verebilmek, halk içindeyken bile kalben Hak’la beraber olabilmek, her mü’minin gönül ufkunda bulunması gereken ulvî bir hedeftir.
Göklerde ve yerde bulunan bütün varlıklar, Allâh’ı kendi dillerince zikrederler.
Hak katında makbul bir kulluk hayatı yaşayabilmek için; ilim, amel ve takvâ bütünlüğü zarurîdir. Kur’ân ve Sünnet bilinmeden kulluk istikâmetini muhafaza edebilmek çok zordur. Fakat bilmek de tek başına kâfî değildir. Kur’ân ve Sünnet’i tatbik ederek takvâya ulaşmak elzemdir.
İslâm’daki kardeşlik hukûkunun, kâmil ruhlarda nasıl idrâk edildiğine dâir, müşahhas bir misaldir. Yine bu ifâdeler, şahsî menfaat hesaplarının ve dünyevî endişelerin dar hudutlarını aşarak, kendini ümmetin saâdet ve selâmetine vakfeden fedakâr mü’minlerin gönül ufkunu sergilemektedir.
Gururla geldiği dergahtan tevazuyla ayrılan Sultan...