Son zamanlarda insanımızın gündemini meşgul eden başlıklardan biri de, “konfor alanı” kavramı oldu. Bir kimsenin âşinâ olduğu, kendini rahat ve güvende hissettiği psikolojik bir alan olarak tarif ediliyor. Mü’minin zihin ve gönül dünyasında bu mefhumun yeri ne olmalıdır? Dünya konforu mu, ebedî saâdet mi? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor.
Beş çeşit karanlık ve bunların mukâbili beş çeşit de aydınlık vardır. Peki bunlar nelerdir?
Allah yolunda infak etmenin fazileti ve önemi nedir?
Mü’min, bir ebediyet yolcusudur. Peki ebedi kurtuluş yolu nedir? İşte cevabı...
Kader, imân esaslarımızdan biridir. Rabbimiz’in ilim ve kudretinin sonsuzluğunun îcâbı olan kader sırrını akılla idrak ve îzah edemeyiz. Bu noktada, insanın; acziyetini ve hiçliğini idrâk edip teslîmiyetin sükûnuna dalarak, îmânın huzuruna ermesi îcâb eder.
Dünyada Hakk’a kullukta en mühim sermâyemiz, muhabbettir. Muhabbeti ona lâyık olana yöneltebilmek, en büyük mânevî kazanç vesîlesidir. Bunun zıddına onu lâyık olmadığı yönde ziyan etmek de ebedî bir felâket sebebidir.
"Müslümanın saadet anlayışı nasıl olmalıdır? Müslüman mutluluğu nerede aramalıdır? Bizlerin saadet kıstası nedir?" gibi soruların cevaplarını metinde bulacaksınız.
Dünyamız mahdut bir zamandır, ehemmiyet vermeye değmez. Lâkin «âhiretin tarlası» olduğu için azîz olsa gerektir… Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmaya vesîle olan bir dünya muhteremdir.
İlim ve tasavvufta zirve bir şahsiyet olan Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin şiir sahasında da müstesnâ bir liyâkati vardır. Yazdığı şiirler, onun rûhî derinliğinin terennümleri ile dolu bir sır ve hikmet deryâsıdır.
Kat kat ışıklar arasında, Kur’an ve Peygamber rehberliğinde, emniyet ve huzur içinde ebedi saadet yolunda ilerleyen mü’min ve karanlıklar içinde, çaresiz, rehbersiz, korku ve endişe dolu bir yolculuğun şaşkın yolcusu münkir. Kim hangi konumda olmak istiyorsa buyursun tercihini yapsın.