dünya

Doğanın İncelik ve Güzelliğini Anlamak

Takvâ sahibi kullar, tefekkürde derinleşirler. Açan çiçeklerin, öten kuşların, meyveli ağaçların, hepsinin lisânına âşinâ olurlar. Onlardaki zarâfet, incelik ve güzelliği, rûhânî hayatlarına aksettirirler. Çiçekler gibi ince ruhlu, meyveli ağaçlar gibi ikram sahibi olurlar. İşte bunlar, Allâh’ın, Kur’ân-ı Kerîm’de senâ ettiği bahtiyar kimselerdir.

Allah Her Şeyi Görendir

Cenâb-ı Hakk’ın görmesi de diğer sıfatları gibi zât-ı ilâhîsinin muktezâsındandır. O her şeyi hakkıyla görür. el-Basîr’dir. O’nun nazarına gizli kalan hiçbir şey yoktur.

Ahiret Hayatına Hazır Mıyız?

Ölümden sonra başlayacak olan yeni, sonsuz ve hayatın tâ kendisi olan ahiret hayatına başlayacağız.

Kıyametin Kopuşu Onunla Olacak

Kıyâmetin kopuşu İsrâfîl -aleyhisselâm-’ın Sûr’a üflemesiyle olacak ve diriliş de ikinci sûra üflenmesi ile gerçekleşecektir.

Öğretmen Talebesini Nasıl Terbiye Eder?

Hazret-i Mevlânâ'nın nohut pişiren bir hanım ile pişirdiği nohutları konuşturduğu müthiş hikayesinde bir öğretmenin talebesine maddî-mânevî eğitimi bir arada vermesi gerektiği anlatılıyor.

Dünya Daha Kötüye mi Gidiyor?

Her gelen gün, geçen günü aratacak kadar kötü müdür? Kıyamete yaklaştıkça fesat yaygınlaşacak mı? Dünya kötüye mi gidiyor? İşte bir hadis-i şerif çerçevesinden bunun cevabı.

Semâdaki Sır ve Hikmetler

Cenâb-ı Hak, âyet-i kerîmelerde yedi kat semâdan bahsetmektedir. İnsan fikren, bu yedi kat içerisinde bir miktar dolaşmaya başladığında, âdetâ akıl tutulması yaşamaktadır. Allâh’ın sonsuzluğunu idrake, az da olsa yaklaşmaktadır.

Dünyada Rahat Arayanlar Ahiret Fukarası Olurlar

Ömürlerini ilâhî huzurda geçirmeye çalışan kulların edebi bir başkadır. Onlar farklı bir hissiyat içinde, sıradan insanların anlayamayacağı bir hayat sürerler.

Necip Fazıl Şiirinde O Yeri Anlatıyor

Büyük Doğu Mimarı Üstad Necip Fazıl Kısakürek, 1930'da yazdığı "Tabut" şiiri ile dünya hayatındaki "son yolculuğu" anlatıyor bizlere.

Dünyanın Zevki Sadece Günah İşleyerek mi Elde Edilir?

Helal dairesinde hareket edip haramlara tevessül etmeden zevkli bir hayat yaşanamaz mı? Helaller keyfe kâfi gelmez mi? Müslümanca yaşanan bir hayat neşesiz, zevksiz, donuk ve soğuk bir hayat mıdır? Dini hayat; zemini haramlarla döşenmiş bir mayın tarlası mıdır? Müslüman haram işleme korkusuyla her an mayına basma tedirginliği yaşayan bir yolcu mudur?