Hizmet insanı, son nefese kadar hizmet düşünen adamdır. Böyle bir hizmet insanını istirahata almak, artık ölüme terk etmek gibidir. Belki hizmetin çeşidi ve şekli değiştirilmeli, ama onu hizmet halkasından, “artık işe yaramaz” düşüncesiyle dışlamamalıdır.
İnsan bir yönüyle duygusal bir varlıktır. Onu kazanmanın en kolay yolu, duygularına hitap edebilmektir. Akıl, çoğu zaman duygusal kararların gerekçelerini üreten bir fonksiyon icra eder. İslâm’ın tebliğ ve irşdadında, akla hitap eden kelâm ve fıkıh âlimlerinden ziyade, gönle hitap eden sûfîlerin daha etkili olmasındaki sır da buradadır.
Hizmet liderinin en mühim vazifelerinden biri de hizmet erlerine heyecan ve aşk aşılamaktır. Hizmet ve vazifenin ehemmiyet ve heyecanı, sadece sözle ifade edilmez.
“Geliştiren ve Özgürleştiren Liderler”in ortak özelliklerinden biri de, işlerini etrafına emirler yağdırmak ya da peş peşe talimatlar yayınlamak suretiyle değil, çok konuşarak da değil; aksine az konuşarak, şahsiyet ve beden dillerini konuşturarak yürütmeleridir.
İnsan elbette Hak yolunda karşılıksız koşabilmelidir. Hizmet eri böyle düşünmeli. Ancak hizmeti veren de hizmet erini daima koruyup kollamalı. İstismarın kokusu bile ilişkileri bozmaya yeterlidir.
Geliştiren liderler, zamanı, zemini ve muhatapların anlık durumlarını dahi gözetebilen basiret ve firâset sahibi kimselerdir.
Liderlik, bir bakıma başkalarının hayatına yön verebilme becerisidir. Böyle bir kimsenin en önemli vasfı, hiç şüphesiz öncelikle kendi hayatını organize etmede yani “Kişisel Organizasyon”unda başarılı olmasıdır. Zira kendini bile yönetmekten âciz kimselerin “Geliştiren ve Özgürleştiren Lider” olması düşünülemeyecektir.
Paylaşamayan, ikram edemeyen, başarı ve itibar dağıtamayan önderlikler, bereketli liderler doğuramazlar.
Hamiyetperver varlıklı insanlar, hususiyle kabiliyetli yavruların iyi bir eğitim almasında yardımcı olmayı bir vazife bilmelidirler. Eğitimciler de “Hayır” demeyi bir meslek hâline getirmemeli, “problemin çözümüne nasıl yardımcı olarabilirim?” yaklaşımı sergileyebilmelidirler.
Hizmet ehli, zâhiren bir makama gelememiş görünse bile hakikatte bulunduğu kadirşinas çevre içinde saygı, sevgi ve itibar gören “ünvansız bir lider”dir. O liderler ki toplumun dertlerine ve ihtiyaçlarına çare olma adına bir gayretin içinde bulunurlar.