Hz. Ebûbekir (r.a.) kimdir? Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’in en yakın dostu, Altın Silsile’nin ilk halkası, cennete ilk girecek kişi, ikinin ikincisi, ilk Halife; Hz. Ebubekir’in (r.a.) hayatı.
Dinimiz, “kimi dost edineceğimize” karışır. Mü’minlerin, “Allâh’ı, Rasûlü’nü ve kendisi gibi îman eden kimseleri dost edinmesini” emreder. Çünkü dostluk, sadece bu dünyada başlayıp biten bir münasebet ve irtibat değildir.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, Hazret-i Ali'nin (r.a.) “üç kişiden sakın” sözünden bahsediyor.
Müʼmin; kibirden kaçınarak vakârı koruyabilmek, lâubâlîlikten sakınarak samimiyeti muhafaza etmek, zillete düşmeden mütevâzı olabilmek sûretiyle, bu husûsiyetlerin hudutlarını iyi tayin edebilirse huzur bulur. Şâyet bunlar arasındaki hassas dengeyi koruyamazsa, hüsrandan kurtulamaz.
Dostluk, müştereklikten kaynaklanır. Gerçek dostluk, ayrı bedenlerin âdeta bir kalple yaşamasıdır.
Her insanın hayatı kendi tâkati nisbetince imtihanlarla dolu… Kimi buna kader diyor, kimi imtihan, kimi depresyon, kimi de “âmu’l-hüzn” yani “hüzün yılı” diyor.
Bir genç sabah uyandığında kendisine hangi soruları sormalı ve cevapları vermeli? Gençlere 12 maddede kendisine sorması gereken soruları sıralıyoruz.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bizlere "Gerçek dostluğu nasıl bulabiliriz?" sorusunun cevabını veriyor: "Dostluk, müştereklikten kaynaklanır. Gerçek dostluk, ayrı bedenlerin âdeta bir kalple yaşamasıdır. "
Rabbimiz, kötülüğün “güzel bir şekilde” giderilmesinden değil, “en güzel bir şekilde” düzeltilmesinden bahsediyor: “İyilikle kötülük bir değildir. Sen artık (kötülüğü) en güzel bir şekilde sav. O vakit seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sıcak bir dost gibi olur.” (Fussilet 41/34)
Dostluk; sevenin sevilende kendi husûsiyetlerini görmesinden kaynaklanır. Gerçek dostlar arasındaki muhabbet, fizikteki birleşik kaplar misâli, his ve fikirlerde aynîleşmeyi sağlar. Zîrâ gerçek dostluk, iki gönül arasındaki cereyan hattı gibidir. Bu cereyanla yâni muhabbet akışı ile dostların her hâli birbirine sirâyet eder.