din

Güzel Kul Olabilme Sanatı

İmânın kemâli, “takvâ” ile yaşanan bir kalbî hayata bağlıdır. Takvâ ise; Allah’tan uzaklaştırıcı her şeyden kalbi koruma, nefsânî arzuları dizginleyip rûhânî istîdatları yükselterek Hakk’a güzel bir kul ve dost olabilme sanatıdır.

Kur'ân-ı Kerim'i Yakan Danimarkalı Yargılanacak

Danimarka'da, evinin arka bahçesinde Kur'an-ı Kerim yakan ve bunun görüntüsünü sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta paylaşan kişi hakkında dava açılması kararlaştırıldı.

Cuma Namazının Vücûb Şartları

Cuma namazının vücûb şartları nelerdir? İşte cevabı...

Çocukların Dini Eğitimi İhmal Edilmemeli!

Evlâtlarımıza dünyevî istikbâl kazandırmak için mâneviyatsız eğitim yollarını göstermek, hem onların hem de kendimizin âhiretini ebedî bir felâkete çeviren hazin aldanışlardır. Bu bakımdan, anne-babalar çocuklarının mânevî terbiyelerini ihmâl etmemelidir.

Hak Çağrısı

Çarpıtılmış zamanlara ulaştık, dini zemin ayağımızın altından kaydırılmaya çalışılıyor, özenle yaşatmamız gereken biricik kavramın can suyumuz olan “Hak” olduğu ortada değil mi?

Asr-ı Saadetteki Gibi Yaşamak

Tasavvuf, dünyayı bir kenara bırakıp ruhbanlığa yönelmek değildir. Dinden ayrı bir din değildir. Dine ilave bir sistem de değildir. Tasavvuf, asr-ı saadette hâl olarak yaşanan bir tezkiye ve terbiye disiplinidir.

Dini Aşkla Yaşamak

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in mübârek rûhâniyetinden, O’nun vârisi ve vekili mesâbesindeki «altın silsile» yoluyla beslenerek sâlih bir kullukla, Hakk’a vâsıl olma gayretidir. Tevhid akîdesini temessül ederek; Dîni aşkla yaşama, iki cihan saâdetini kazanma azmidir.

Müslüman Şerre Kilit, Hayra Anahtar Olmalıdır

Orta Asya ve Anadolu’nun mânevi mîmarı Bahâeddin Nakşibend hazretlerinin hayatı, görüşleri, tesiri ve aynı zamanda Nakşibendilik hakkındaki görüşlerinin ele alındığı Uluslararası Bahâeddin Nakşibend ve Nakşibendîlik Sempozyumu, 2-3-4 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi.

Emanet Şuuru Nasıl Oluşiturulmalı?

Emânetin değersizleştirildiği bir zamanda yaşıyoruz. Emânete karşı hassasiyetimizi yitirdiğimiz ve bu şuurdan gitgide uzaklaştığımız bir zaman dilimindeyiz. Hâlbuki verilen veya verilmeyen her şeyin bir nimet olduğu; her nimetin de bir emânet boyutu olduğu gerçeği, bizim köklerimizi ve tefekkür zeminimizi oluşturan Kitab’ımızda beyân edilmektedir. Öyle ki, hayat rehberi olarak kabul ettiğimiz Kitab’ın kendisi de bir emânettir.

Kur'an-ı Kerim'in Kalbi Olan Sure

Prof. Dr. Ömer Çelik, Kur'ân-ı Kerim'in kalbi olarak nitelendirilen Yasin suresinin önemini anlatıyor.