Şunu diyebiliriz ki, İslâm, baştan sona terörle mücâdeledir. İslâm’da kan dökmek ve toprak almak için savaşmak, toprağı kanla sulamak yasaktır, haramdır. Kılıç, ancak zulmü kaldırmak ve hidâyetlere vesîle olabilmek için kullanılır. Bu gâyeye hizmet etmeyen bir kılıç, ancak bir demir parçasıdır.
Cihâdı savaştan ibaret görmek, hakîkati ifâde etmediği gibi cihâdın Kur’ân ve Sünnet’te verilen mânâ ve muhtevâsı bakımından da eksik ve yanlıştır. “Gayret etmek, çalışmak” gibi mânâlara gelen cihâd; kalp, dil, el, mal, can, kültür, ekonomi, silâh gibi her türlü vâsıta ile yapılabilir.
İslam kendisine Müslüman arıyor. Tamirci ustasına ihtiyaç yoktur. Teslim olmuş insan Müslüman’dır. Çünkü İslam, teslim olmaktır. Müslüman da teslim olan insandır.
İslam’la alaka söz konusu olduğunda “Kullanmak mı, yaşamak mı?” diye bir soru açmak ve bu soruda “Kullanma”yı bir alternatif olarak öne almak, yani “Yaşama”nın karşısında böyle bir vakıadan söz eder hale gelmek, gerçekten bir büyük tehlikeyi gündeme almak demektir.
Yine bir Fetih ayına ulaştık. Varlığımızı çepeçevre kuşatan İstanbul’un diri ruhu varlığımıza derin manalar katıyor ve gönendiriyor.
Cihad nedir? Cihad yapabilmek için aşılması gereken dört perde nedir? Altınoluk Dergisi Yazarı Rabia Brodbeck, cihad kavramını açıklıyor.
Irak ve Suriye’deki iç savaş Ortadoğu gündeminin ana eksenini oluşturmaya devam ediyor. Her iki ülkenin geleceğine ilişkin belirsizlik de sürüyor. Gerek Irak’ta gerekse Suriye’deki IŞİD’in etkinliği bazı bölgeler haricinde genel olarak kırılabilmiş değil.