Müslümanın, dinî hükümlerden bilmesi gereken şeylerden bir tanesi de hayatta ölçülü olmayı ve yaşayışta, israftan kaçınıp, iktisadî davranmayı öğrenmesidir.
Allah ve Resûlü’nün yolundan ayrılanlar, birtakım farklı ve aykırı yollar îcat edenler, bid’ate, sapıklık ve yanlışlığa düşerler. Peygamberimiz, insanların tehlikelere karşı duyarsızlıklarını, bazı hakikatlerden habersiz oluşlarını, ihmalkârlık ve vurdumduymazlıklarını görünce kızmış, öfkelenmiş ve onları ciddi bir biçimde uyarmıştır.
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, üzerinde başta borç olmak üzere kul hakkı bulunan kimselerin bu dünyada iken muhâtabıyla helâlleşmesini emir buyurnuşlardır. Bu çerçevede borç alan ve verenin dikkat etmesi gereken bazı hushlar vardır.
Toplumsal münâsebetlerin her safhasında mü'minlere rehber olan Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- borç hususunda da yol gösterici olmuştur.
Borç verirken dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir? Bir Müslüman nasıl borç vermelidir? Borç vermenin adabı nedir?
Denizli'de bir etiket firmasında çalışan Ramazan Özlen, yolda yürürken su faturası ile beraberinde 50 lira buldu. Su faturasının borcunu ödeyen Özlen, sosyal medyadan duyurarak faturanın sahibine de ulaştı.
Borçlunun ve alacaklının birbirinden köşe bucak kaçtığı zamanlarda yaşıyoruz. İnsanların birbirine güveninin zedelendiği, zengin olanın borç vermez, ihtiyaç sahibinin borç bulamaz olduğu zamanların insanları olduk. Bankalardan kredi çekerek, kredi kartı alarak borçlanmaktan hiç korkmayan, mala, mülke göz diken bir anlayışa büründük. Ne zaman "borçlanmak ve borçlandırmak" propagandasından kurtulup insanlara yaraşır bir şekilde yardım eden ve sözünde dosdoğru insanlar olacağız?
Mahmud Sami Ramazanoğlu, borçtan halâs olmak için okunacak duayı şöyle açıklıyor.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ashâb-ı kirâmın her sıkıntısını dinler, bir ihtiyaçları varsa onların ihtiyaçlarını gidermeye çalışırdı. Zira O, mü’minlere yardım etmekten derin haz duyardı.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Benim ümmetimin müflisi o kimsedir ki, kıyâmet gününde namaz, oruç ve zekatla gelir, fakat şuna sövmüş, şuna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını akıtmış ve şunu dövmüş, bundan dolayı onun iyiliklerinden, anılan adamların her birine verilir. Üzerinde olan haklar ödenmeden iyilikleri tükenirse, hak sahiplerinin günahları o kimseye yükletilir. Sonra o kimse cehenneme atılır." buyurdu.