Başa gelen her belâ ve sıkıntı, mutlaka bir cezâ değildir. Ancak Müslüman belâ ve musıbetlere sabretmek suretiyle Allah katındaki derecesini yükseltebilir.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Allah Teâlâ şöyle buyurdu demiştir. “ Dünyada sevdiği bir dostunu aldığım zaman, (sabredip) ecrini Allah’tan bekleyen mü’min kulumun katımdaki karşılığı cennettir.”
Bilinen bir gerçektir ki, insan zamanla her şeye alışır ve dayanır. Zor ve önemli olan, belâ ve musibetle ilk karşılaşıldığı anda ona dayanabilmektir. Bu sebeple istenmeyen hallerle ilk karşılaşma anlarında sabırlı davranmak, o ânı geçiştirmeye bakmak gerekmektedir.
Şükür; şımarıklığa, aşırılığa, dolayısıyla nimetin zevâline engel olma irâdesidir. Sabır, belâyı daha başka belâlara sebep kılmama, günahı günahlara gerekçe yapmama disiplinidir. Hadisimiz, bu irade ve disiplinin sadece olgun mü’mine has olduğunu haber vermekte, imanın, tepkilerimize olan etkisini gözler önüne sermektedir.
Sabrın, âdetâ kendi kendini yenileyen bir özellik taşıyor. “Kim sabretmek için gayret sarfederse, Allah ona sabır verir” beyanı, sabrı temin eden gücün yine bizzat sabır olduğunu anlatmaktadır.
Tefekkür, ibret ve hikmet; açlık ve hüzün hâlinde daha kolay elde edilir. Zira mide fazla dolunca, tefekkür âdeta uyuşur, gönlün hassâsiyet ve rikkati körelir. Ebû Süleyman Dârânî (r.a.) çok yiyenin kaşılaşacağı altı belayı ise şöyle açıklıyor.
Geçen günlerde bir dersimizde, Peygamber Efendimiz ve ashâbının nasıl işkencelere mâruz kaldığı konusunu işlerken, bir öğrencim dayanamayarak ayağa kalktı ve: “Hocam, ben dayanamıyorum, anlayamıyorum… Neden eskiden beri hep müslümanlar çile çekiyor? Neden hep müslümanlar zulüm altında? Neden hep müslümanlar fakir?! Düşündükçe çıldıracak gibi oluyorum…” diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Cimrilik, israf ve ihtiras… İnsanın dünya ve âhireti için belâ olan, üç kötü huy!.. Ebedî saâdete kavuşabilmek için, bunların mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Hazreti Mevlânâ Mesnevî'de başımıza gelen belalardan sebep hiçbir zaman ümitsizliğe düşmemeyi ifade sadedinde şöyle bir örnek veriyor.
Düşman korkusundan halâs olmak (kurtulmak) için okunacak dua...