asr-ı saadetten günümüze faziletler medeniyeti

Edebin En Faziletlisi Nedir?

Peygamber Efendimiz, ashâb-ı kirâma her türlü güzel edebi tâlim buyurmuştur. Dolayısıyla dînimizin, insan hayâtının her alanıyla alâkalı usûlleri ve edeb kâideleri mevcuttur. Bunların bâzısı farz, bâzısı sünnet, bâzısı da mübahtır. Hepsi de insanlık haysiyetini korumak, böylece dünyâ ve âhiret saâdetini temin etmek için tâyin ve tespit edilmiştir. 

İnsanın Şerefi Nasıl Artar?

İnsanların hatâlarını affetmek ve kusurlarını örtmek, en mühim ahlâkî vasıflardan biridir. Cenâb-ı Hakk’ın sevdiği bu güzel haslet, îman ve ahlâkın kemâline işâret eder.  

Gerçek Merhamet Nedir?

İslâm, bir medeniyet dînidir. Her medeniyet, kendi insan tipini yetiştirir. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan ise evvelâ hak, adâlet, şefkat, merhamet, nezâket ve zarâfette bir ihtişam sergilemelidir. Gönlünü, bütün mahlûkâtı şefkatle kucaklayan bir rahmet dergâhı hâline getirmelidir.

Gönülleri Fethedebilmenin Yolu

Bir müʼmin, gönülleri fethedebilmek için önce kendi gönlünü fethetmelidir. Bunun için de kalbini yalnızca Cenâb-ı Hakkʼın tâlimatlarına ve Peygamber Efendimizʼin terbiyesine açması elzemdir.

Allah'ın Varlığına ve Birliğine Delil Arayanlara Cevap

Takvâ ehli kâmil müʼminler, perdesiz bir gönül gözüyle âlemleri seyrederler. Kâinatın hikmet dolu sayfalarını ibretle okurlar. Nefs plânında ömür süren zavallılar ise gaflet parmağıyla gözlerini kapattıkları için, kâinat kitabındaki hiçbir hikmeti göremezler.

Allah Katında Kim Daha Üstün?

Kalplerdeki takvâ duygusunun kimde daha yüksek olduğunu, dolayısıyla kimin daha hayırlı olduğunu ancak Allah Teâlâ bilir. Bunun içindir ki Rabbimiz, âyet-i kerîmede şu îkazda bulunur: “Ey mü’minler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha hayırlıdır…” (el-Hucurât, 11)

Gıybet Nedir?

İmâm Şâfiî Hazretleri buyurur: “Sana başkalarından söz getiren, senden de başkalarına götürecektir. Memnun ettiğinde; seni, sende olmayan vasıflarla öven kişinin, kızdırdığında da senin hakkında sende olmayan kötülükleri sayıp dökeceğinden şüphen olmasın.”

İfk Hâdisesi ve Hüsn-i Zannın Zirve Tezahürü

Hüsn-i zan; güzel düşünmek, iyi şeyler temennî etmek, menfî düşüncelerden ve sû-i zandan, yâni kötü düşüncelerden uzak kalabilmektir. Müslümanlar birbirlerine karşı hüsn-i zan beslemeye muvaffak oldukları takdirde, birçok yanlışa düşmekten korunmuş olurlar.