Dînin gâyesi, insana Yaratıcı’sını tanıtmak, O’na karşı vazîfe ve mükellefiyetlerini bildirmek, beşerî münâsebetleri Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet-i seniyye istikâmetinde adâlet, hakkâniyet, sulh ve sükûn üzere tesis etmektir. Yine dînin gâyesi; nâzik, zarif, ince ruhlu ve iç âlemini temizlemiş insan yetiştirmektir. Diğer bir ifadeyle mü’minin Hak dostluğuna ve cennete hazırlanmasını sağlamaktır.
Ebû İdris el-Havlânî, Peygamber Efendimiz vefât ettiğinde dört yaşındaydı. Bu sebeple sahâbî olma bahtiyarlığını kıl payı kaçırmıştı. Büyük tâbiîlerin önde gelen âlimlerinden olan Ebû İdris, Suriye’de yaşadığı bir olayı şöyle anlatır:
Âilenin sevgi kahramanı annedir. O, bir şahsiyet âbidesidir. Çocuğa iyi tavırlar, doğru davranışlar, güzel hasletler, hep sâliha anne tarafından kazandırılır. Sâliha anne, evlâdının şahsiyetini biçimlendiren hünerli bir eldir. Faziletli alışkanlıklar anneyle kazanılır.
İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi TASAVVUF’un 34. sayısı çıktı.
Bir müʼminin, hayatının her safhasında ilâhî aşkın engin firâset ve basîretine ihtiyacı vardır. Aksi hâlde kabuktan öze, şekilden hakîkate ve sûretten sîrete intikal edebilmesi çok zordur.
Allâh’ın rahmeti, bazen küçük bir hayırda bazen de büyük hayırlardadır. Aynı zamanda kahrı da bazen küçük bir günahta bazen de büyük günahlardadır. Dolayısıyla amellerimizi bu gerçeğe göre mîzan etmeli ve değerlendirmeliyiz.
Rabia Brodbeck, Altınoluk Dergisi’nin Nisan sayısında “Tozun Aşkı”nı anlatıyor.
Çanakkale’de şehit olan Palulu Ali’nin oğlu Hüseyin’in hikâyesini oğlunun anlatımıyla dinleyelim…
Merhum Sâdık Dânâ Hazretleri'nin -kuddise sirruh- Altınoluk Dergisi'nin Mart sayısında kaleme almış olduğu bir makalesi yayımlandı. Marifetullah ilmi ve sevginin nişanlarına değiniyor Sâdık Dânâ Hazretleri.
Onun aşkıyla ağlamak Allah'ın bir lütfu, erişilmez bir bahtiyarlıktır. Asıl felaket, onun uğrunda gözyaşı dökememektir. Habîb-i Kibriyanın aşkıyla ağlamayan gözün, ağlanacak halde olduğunu, ondan ayrı kalmanın üzüntüsüyle (gab-ı hicriyle) yanıp kavrulmayan gönlün, yanıp kül olacak durumda bulunduğunu unutmayalım!