Altınoluk Dergisi, 386. sayısında "İnsan Çürürse... En Zayıflarımız En Çok Ezilir" kapağıyla çıktı.
Câfer-i Sâdık Hazretleri buyurur: “Öncesi korku, sonu özür olan günah, kulu Hakk’a yaklaştırır. Öncesi güven, sonu kibir olan ibadet de, kulu Hak Teâlâ’dan uzaklaştırır. Kendini beğenmiş olan itaatkâr, aslında âsîdir. Özür dileyen âsî de hakîkatte itaatkârdır.” (Attâr, Tezkire, s. 55.)
Hz. Peygamber (s.a.v.) ümmetini, vuku bulacak fitnelerden şiddetle sakındırmış, fitneler karşısında nasıl tavır takınmaları gerektiğini bildirmiştir.
Yaşadığımız hayat çok çeşitli dengelerin bir araya gelmesiyle devam edip dururken tek başına huzur ve mutluluğu aramanın bir önemi olabilir mi?
Muhterem Osman Nûri topbaş Hocaefendi, "Sadıklarla beraber olabilmenin yollarını" bizlere gösteriyor.
Kişinin mânevî kıymeti, gerçek mânâda âhirette belli olacaktır. Bu yüzden kula düşen; hiçlik ve acziyet hissiyâtı içinde, kulluğa devam etmektir. Bizler de son nefes endişesi sebebiyle hayatımızı her nefes Kitap ve Sünnet’i yaşama gayreti içinde geçirmeliyiz.
Tasavvufu, Cenab-ı Hakk'ı kalben tanıyabilme sanatı olarak açıklayan Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, 9 maddede tasavvufu anlatıyor.
Altınoluk Dergisi, 378. sayısında "Arafat ve Mina'da Rasulullah'ı Yeniden Dinlemek" kapağıyla okuyucularını selamlıyor. Derginin 32. yıl hediyesi Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin "Ebediyet Yolculuğu" isimli kitabı.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, "sâdıklarla beraber olmanın" ehemmiyetine dâir, Sami Efendi Hazretlerinin sohbetlerinde anlattığı bir hâdiseyi bizlere naklediyor.
Peygamber Efendimiz bize Müslümanca yaşamayı öğretti. Otururken, kalkarken, yerken, içerken, konuşurken, gülerken bizi başkalarından ayıran bir hayat tarzından söz etti. Bizi görenlerin “Bu adam Müslüman” diyeceği bir yaşama üslûbuna sahip olmamızı tavsiye etti. İnsanlarla olan ilişkilerimizde Müslümanca davranmamızı istedi. İşte Peygamber Efendimiz'in davranış edepleri...