Altınoluk dergisi

Amellerimiz Ya Defolu Çıkarsa!..

İslam’la alaka söz konusu olduğunda “Kullanmak mı, yaşamak mı?” diye bir soru açmak ve bu soruda “Kullanma”yı bir alternatif olarak öne almak, yani “Yaşama”nın karşısında böyle bir vakıadan söz eder hale gelmek, gerçekten bir büyük tehlikeyi gündeme almak demektir.

Türkiye'yi Neler Bekliyor?

Uluslararası siyasi çevrelerin ve medyasının seçim öncesi ve sonrası yaklaşımlarının ardından, bu kritik süreçte bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında Türkiye’yi nelerin beklediği sorusuna cevap bulmaya çalışalım…

Mü'minin Gönül Ufku

Her dünyaya gelen, vakti, saati, sayılı nefesleri tamamlandıktan sonra ebedî hayata intikal edecektir. Ne mutlu o kimseye ki, hayatını Hak yolunda ifâ etmiş ve yüzünün akıyla âhirete göçmüştür...

Kuzey Suriye'de Neler Oluyor?

Hiç kuşkusuz Türkiye’nin önündeki en kritik konu son dönemde Suriye’de yaşanan gelişmeler. Özellikle Kuzey Suriye’de yaşananlar…

Musa Efendi Tek Başına Vakıf Gibiydi

Altınoluk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Taşgetiren, Abdullah Sert Bey ile Musa Efendi Hazretlerinin "İnfak Hassasiyeti" üzerine konuştu.

Şuursuzca Ömür Tüketen Toplumlar

Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleriʼnin buyurduğu üzere ahmaklığa dûçâr olanların en bâriz vasıflarından biri “cehâlet”tir.

Bir Seferlik İmtihan

Hepimiz dünyaya bir defalığına geldik. Hayat imtihanımız bir sefere mahsus. Dünya hayatının tekrarı yok. Dünyevî imtihanlarda kaybedersek, tekrar telâfî imtihanına girebiliriz. Fakat hayat nîmetinin ne tekrarı var, ne de telâfîsi...

İslam'a Bedel Ödeten Büyük Yara!

Altınoluk Dergisi "Nasıl Bir Müslüman Kalitesi İslam'ı Yaşamak Mı, Kullanmak Mı?" sorusu ışığında 353. sayısı ile okuyucularıyla buluşuyor.

Bu Manevi Fırsat Kaçırılmaz!

Ramazân-ı Şerîf bizler için Hakk’a yakınlık ve dostluğun müstesnâ vesîle ve fırsatları üzerinde yoğunlaşma mevsimidir. Hayırlarda acele etmek kadar, mânevî kazanç fırsatlarını kaçırmama hususunda da uyanık ve basîretli hareket etmek îcâb eder.

Bu Kaçış Nereye?

Kişinin elinde doğru ve yanlışın, iyi ile kötünün sağlam ölçüleri olmadığında ahlakilik benliğin emrine giriyor ve neyin doğru neyin yanlış olduğunun karar mercii benliğin, hevâ ve heveslerin ta kendisi oluyor... İnsanlar kendilerini kutsadıkça, Allah’tan ve ahlâktan kaçmak istiyor. Kutsal değerler keyfi davranmaya mani olduğu için bunlardan kurtulmaya çalışıyor. Peki bu kaçış nereye? Hiç düşündünüz mü?..