Altın Silsile

Hakiki Tahsil Nedir?

Mahmud Sâmi Efendi Hazretleri sohbetlerinde hakîkî tahsilin mârifetullah tahsili olduğunu anlatırdı. Allah Teâlâ’nın azametini, büyüklüğünü, kalbimizde duyup hissetmenin asıl ilim olduğunu söyler ve bu ilme sahip olmanın şerefini her vesîleyle hatırlatırdı.

Kalbi Uyandıran En Mühim Tesir

Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri teslîmiyetten çok bahsederdi. Bir defasında şöyle anlatmıştı: “Teslîmiyet tam olmalı… Teslîmiyet noksan olursa, netice ve feyz olmaz! Kalbin uyanması, nefsin ıslâhı, sadrın açılması, bedenin zikri, hep teslîmiyetle olur.

Mahmud Sami Ramazanoğlu’nun Eserlerinden Seçmeler

Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri büyük bir emek vererek ve göz nûru dökerek nice hikmetlerle dolu pek çok eser telif etmiştir. Sami Efendi'nin eserlerinden seçilen yazıları sizler için derledik.

Kalbi Selim Sahiplerinin Özellikleri

Kalb-i selîm sahibi; dîninde cehâletten, kötü ahlâktan, mal ve evlâdın şerrinden sâlim ve pâk olarak huzûr-i ilâhîye gelen kişidir. Malını hayır yollarına sarf eden, evlâdına dînî hükümleri öğreten ve yaşatan; kalbî hastalıklar, kötü ahlâk ve cehâletten sâlim olarak âhirete giden kişiler, mal ve evlâdından menfaat göreceklerdir…

Sadıklarla Beraber Olun!

Sadıklarla beraber olmak kişinin manevi tekamülü için çok önemlidir. Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, sohbet, istişâre ve işte; sâdık ve sâlih kişilerle olması gerektiğini öğütlerdi.

Mahmud Sami Efendi'nin Seyahatleri

Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri'nin seyahatleri...

Sami Efendi Hazretleri’nin Sohbetleri

Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri'nin sohbetleri nasıldı?

Misafir Ağırlama Adabı

Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri, misafirin geleceği vakitte giyimli, tertipli bir şekilde hazır bulunur; misafirini de kapıda güler yüzle karşılayıp karşısında yer verirdi.

Kurban Kesme Edebi

Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri, Cenâb-ı Hakk’ın rızâsı, hastalıkların ve musîbetlerin def’i için dâimâ kurban kesmeyi ve sadaka vermeyi tavsiye ederdi.

Sükut Zikriyle Yaşadı

Sâmi Efendi Hazretleri’nin, zaruret olmazsa saatlerce konuşmadığı olurdu. Bu sessizlik hâllerinde dâimâ zikir ve murâkabe ile meşgul olurlardı. Yanında bulunanlar bu esnâda derin bir huzûr hâli yaşar, ayrıldıklarında ise aynı hâli devam ettiremezlerdi.