allah yolunda hizmet

Hizmet Ne Demek?

Hizmet nedir, İslam’a göre neyi ifade eder?

Allah Yolunda Hizmet Etmenin Fazileti

Fahr-i Kâinât Efendimiz; hiçbir zaman bezginlik, yorgunluk, bıkkınlık ve âcizlik göstermedi. Hiç tatil yapmadı. Hiç mola vermedi. «Şu ağacın altında bir müddet dinleneyim, bana gelmeyin!» dediği bir ânı bile olmadı.

Yapılan Hizmetler Nasıl Makbul Olur?

Hizmet, gelip geçici bir sevdâ değildir. Son nefese kadar aşk ve vecd ile îfâ edilmesi gereken yüce bir vazifedir. Bu itibarla hizmet ehlinin azığı sabır, dayanağı Mevlâ olmalıdır.

Kamil İmanın Alameti

Hayatta en zor şey îmânın bedelini tam olarak ödeyebilmektir. Zira bunun belli bir ölçüsü yoktur. Bu sebeple bütün imkânlarla Allah yolunda gayret göstermek gerekmektedir. Bir Müslüman, malından, canından ve sahip olduğu her türlü nîmetten fedâkarlıkta bulunmalıdır. Hizmet ve fedâkârlığın, kâmil bir îmânın en büyük alâmeti olduğunu bilmelidir.

Dünyada En Güzel Borç 'karz-ı Hasen'

Allah yolunda infak etmenin O’na güzel bir borç (karz-ı hasen) vermek gibi olduğu vurgulanır ve bunun imandaki ihlâs ve samimiyeti ortaya koyduğu belirtilir.

100 Bin Sahabe Hayatını Hizmete Adadı

Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Ve­dâ Hac­cı’nda takrîben yüz yir­mi bin sa­hâ­bî mev­cut­tu. Bun­lar­dan yüz ­bi­nin üze­rin­de­ki sa­hâ­bî, dün­ya­nın muh­te­lif böl­ge­le­ri­ne giderek ken­di­le­ri­ni Allah rı­zâsı uğruna hiz­me­te vak­fet­miş­ler ve ora­lar­da ve­fât et­miş­ler­dir.

Nimete Değil Gönderene Nazar Et!

Mü’min, güç ve kud­re­tin an­cak Allah’tan ol­du­ğu­na ina­na­rak, hiz­met­ler­de­ki ba­şa­rı­sın­dan do­la­yı nef­si­ne bir pay çı­kar­ma­ma­lı­dır. Hat­tâ Ce­nâb-ı Hak ken­di­si­ni böy­le bir hiz­me­tin ger­çek­leş­me­sine ve­sî­le kıl­dı­ğı için, O’na kar­şı şük­rü­nü ar­tır­ma­lı­dır.

Şehid Sahabinin Ümmete Vasiyeti

Bir mümin, zayıflık ve imkânsızlıklara bakarak aslâ ye’s, gaflet ve rehâvete kapılmamalıdır. Hiçbir zaman Allâh yolunda yapabileceği hizmetlerin nihâyete erdiğini düşünmemelidir. Şu hâdise, bu hususta ölçümüzün ne olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Gerçek Bir Vefa Örneği: "sahibü'l Vefa"

Mûsâ Efendi Hazretleri, sayısız güzel vasıfları üzerinde taşıyan “Muhammediyyü’l-meşreb” büyük bir Allah dostu idi. Ancak ondaki vefâ duygusu bir başka idi. Bu sebeple ehl-i hikmet ona “Sâhibü’l-Vefâ” sıfatını lâyık görmüştür.

Allah Yolunda Hizmetkâr

Mûsâ Topbaş Efendi, atâleti hiç sevmezdi. Tasavvufun bir kenara çekilmek olmadığını sık sık hatırlatır, herkesin imkân ve kâbiliyetine göre yapabileceği bir hizmetin olması gerektiğini söylerdi.