allah dostları

Sahte Din Rehberlerinin Özellikleri

Dini kullanarak insanları kandırma sadece bugün ortaya çıkmış yeni bir hadise değildir, tarih boyunca her zaman bu tür insanlar bulunagelmiştir. Prof. Dr. Süleyman Derin, Altınoluk Dergisinde sahte din önderlerinin özelliklerini anlatıyor.

İnsan Kendi Kendini Terbiye Edebilir mi?

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı Genel Müdürü Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, "İnsan kendi kendini terbiye edebilir mi?" sorusunu cevaplıyor.

Anneme Yanlış Yaptım Başıma Bunlar Geldi...

Allah'a hakiki kul olabilme derdiyle geçen 93 yıl var arkasında. 1925 yılında Trabzon'da doğan Kemalettin Altıntaş Amca emekli imam. Üsküdar'da mukim. Annesine hayatında iki kez yanlış yaptığını ve başına neler geldiğini anlatıyor.

Bursa’da Bir Çınar Vardı

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Bursalı Tesbihçi Hüseyin Efendiyi anlatıyor...

Günümüzde Tasavvufi Terbiye Nasıl Olmalı?

Sufiler, temiz gönülleri Rablerine vasıl kılmak için Kur'ân-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz'in sünnetinden aldıkları metotlarla insanları terbiye etmeye çalışırlar. Zikir, tefekkür, tezekkür, zühd, sohbet ve hizmet gibi usuller tüm tarikatların ana merkezini oluşturur. Ne var ki bu usuller aslında bir değişiklik olmadan zaman ve zemine göre farklı şekillerde uygulanabilir.

Görülmeyen Günahlara Dikkat!

Bir Müslüman, ömrü boyunca ağzına hınzır eti koymuyor. Ondan tiksiniyor. Hattâ paketli gıdâ maddelerinden güvenmediği mamulleri almıyor, evine sokmuyor. Çok güzel. Böyle bir hassâsiyet ve şuur, îmânın ve takvânın gereği… Fakat aynı kişi; dilini yalandan, gıybetten ve nemîmeden muhafaza etmiyor. Hâlbuki bu bâtınî haramlar da en az hınzır eti kadar iğrenç ve tiksindirici.

Hz. Ebû Bekir'in Hikmetli Sözleri

Sadâkat timsâli yaşayışı ile eşsiz bir numûne olurken bu yaşayışın sırlarını ifade eden hikmet incileriyle dolu sözleriyle de mü’min gönüllere hayat düsturu olan Hazreti Ebû Bekir -radıyallâhu anh-'ın, her biri birer hikmet ve hakîkat hazinesi olan sözlerinden bazıları...

Hakk Yolunda Berrak Bir Ayna

Hak dostları; Dînin zâhir ve bâtınını lâyıkıyla mezcederek şahsiyetlerine nakşetmiş; takvâ yolunda kalben merhaleler katederek davranış mükemmelliğine ve “peygamber vârisliği” şerefine nâil olmuş kimselerdir.

Allah Dostlarının Tamirhanesi

Dostluğun, Allahʼtaki kaynağına ulaşan Şâh-ı Nakşibend, Geylânî, Mevlânâ, Yûnus ve Hüdâyî misâli Hak dostları, ebediyyen bütün insanlığın dostu oldular. Sevdiler, sevildiler. Dünya hayatlarından sonra da dostluk ve muhabbette ebedîleştiler, fânî gök kubbede hoş bir sadâ bıraktılar. Tarihteki büyük zâlimlerden Firavun, Nemrut, Ebrehe, Hülâgu ve günümüze kadar gelen bütün benzerleri ise, insanlığın düşmanı ve yüz karası oldular. Hiç sevilmedikleri gibi, hatırlarda zulüm sembolü olarak kaldılar. Saltanatları da hüsranla son buldu.

İslâm'ın Güler Yüzü Nasıl Sergilenir?

Merhamet, sende olanı, senden daha mahrûm olana ikrâm etmendir. Bir mü’minin, muhtaç, garip, yoksul ve yetimleri arayıp bulması, maddî ve mânevî olarak onların kırık gönüllerini hoş etmesi, yani onlara İslâm’ın güler yüzünü sergilemesi îcâb eder.