Dr. Adem Ergül, mümin bir kimse ile münafık bir kimsenin günahına bakış açısının ne kadar farklı olduğunu açıklıyor.
Kişinin elinde doğru ve yanlışın, iyi ile kötünün sağlam ölçüleri olmadığında ahlakilik benliğin emrine giriyor ve neyin doğru neyin yanlış olduğunun karar mercii benliğin, hevâ ve heveslerin ta kendisi oluyor... İnsanlar kendilerini kutsadıkça, Allah’tan ve ahlâktan kaçmak istiyor. Kutsal değerler keyfi davranmaya mani olduğu için bunlardan kurtulmaya çalışıyor. Peki bu kaçış nereye? Hiç düşündünüz mü?..
Dr. Adem Ergül, Erkam Radyo'da yayınlanan "Âriflerin İzinden Hikmetler" programında Mevlâna'nın sözleri üzerinden başımıza gelen kötülüklerin nedenini açıklıyor.
Murad Hüdavendigâr, büyük bir ahlâkî, irâdî ve idârî güce sahipti. Yaptıkları, dâhiyâne idi. Şer’î kânunları büyük bir titizlikle tatbik eder, geliştirip güçlendirirdi. Ânî karar vermedeki mâhirâne hasleti, kendisine çok zaferler kazandırmıştır.
İnsanın maddî yapısının yanında rûhî tarafı da vardır. Maalesef bugün insanların çoğu, sadece maddî ihtiyaçlarını temin için gayret sarf etmektedir. Hâlbuki insanın bedeni fânî, rûhu ise bâkîdir.
Osmanlı pâdişahlarının üçüncüsü olan 1. Murad Han (1326-1389), Anadolu'da sükûn ve huzuru kısa zamanda sağladıktan sonra istikametini Rumeli'ye çevirmiş ve Haçlılarla savaşarak tarihin akışını değiştirmiştir.
Dr. Adem Ergül, Peygamber Efendimiz –sallallâhu aleyhi ve sellem-‘le muhabbet rabıtasını nasıl kurabileceğimizi anlatıyor.
Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir, Özlenen Gencin Örnek Ahlâkı kitabında, Peygamberimiz'in (s.a.v.) hayatını, uzun yıllardır hadis sahasında yaptığı önemli çalışmaların birikimi, tecrübesi, kendine has sıcak ve akıcı üslubuyla kaynak bir eser niteliğinde hazırladı ve okuyucuların istifadelerine sundu.
Avusturya'daki tartışmalı “İslam Yasası”, Federal Konsey tarafından onaylandı.