Abdullah Sert Hocaefendi, iyiliğe teşvik ve dil-kalp terbiyesinin önemini hatırlatıyor; toplum hayatındaki sorumluluklarımızı anlatıyor.
Abdullah Sert Hocaefendi’nin Şifâ-i Şerif’ten aktardığı bu hadis, Peygamber Efendimiz’in (sav) üç defa ‘Âmin’ dediği duâların hangi büyük ikazları taşıdığını hatırlatıyor.
Abdullah Sert Hocaefendi, Ferîdüddin Attâr Hazretleri’nden nakledilen ibretli bir menkıbe üzerinden; insanın fânî bir “damla” uğruna ilâhî “deryayı” nasıl gözden çıkarabildiğini, nimeti unutmanın ve şükrü kaybetmenin kalbi nasıl zayıflattığını hatırlatıyor.
Abdullah Sert Hocaefendi, Aziz Mahmud Hüdâyî Aşevi’nde asırlardır kaynayan kazanların ardındaki muhabbeti, vakıf ruhunu ve Allah Resûlü’ne duyulan sevdanın hizmete dönüşen bereketini anlatıyor.
Abdullah Sert Hocaefendi, dünyanın adalet ve vicdan krizine sürüklendiği bir zeminde, gerçek huzurun ancak Kur’ân ve Nebevî ölçülerle yaşanan İslâm’da mümkün olduğunu; zulme karşı adaletin, korkuya karşı emniyetin ve karmaşaya karşı sükûnetin kaynağının İslâm olduğunu hatırlatıyor.
Abdullah Sert Hocaefendi, Şifâ-i Şerîf’ten salâtü selâmın belli bir zaman ve sayıyla sınırlandırılmadığına dair rivayetleri aktarıyor.
Abdullah Sert Hocaefendi, Tasavvuf Sohbetleri’nde Îmân, İslâm ve İhsân’ı sadece bilgi değil, yaşanan bir hakikat olarak ele alıyor ve bu mânevî yolun temellerini Cibrîl Hadîsi ışığında açıklıyor.
Abdullah Sert Hocaefendi, iyilik ve kötülüğün ilâhî terazide nasıl karşılık bulduğunu, niyetin bile rahmete vesile oluşunu anlatıyor.
Abdullah Sert Hocaefendi, Müslüman toplumda iyiliğin neden zorlaştığını, kalplerin nasıl daraldığını çarpıcı misallerle anlatıyor.
Malı, sayıyı ve gücü çoğaltma hırsı insanı kurtuluşa mı götürür; yoksa dünya sevgisi ve âhireti ihmal etmek ümmeti ağırlıksız bir kalabalığa mı dönüştürür?