Takriben 300 bin kişinin yaşadığı Halep’in doğu kesimi, son üç aydır Esed rejimi ile müttefikleri İran ve Rusya tarafından, daha önce benzeri görülmemiş kanlı saldırılara maruz bırakılıyor.
ABD'nin California eyaletindeki bazı camilere gönderilen aynı içerikli tehdit mektubunun, Georgia ve Florida'daki bazı camilere de gönderilmesi, olayın ülke geneline yayılan yeni bir nefret suçu olma ihtimalini gündeme getiriyor.
“Irak’ta her devlet DEAŞ bahanesiyle kendi çıkarlarının peşinde koşuyor. Musul’da yaşanan bir sistem kriziyken, bölge uluslararası tezgâhların olduğu bir krize dönüştü. “Ortadoğu’nun Suudi Arabistan’dan sonra en büyük petrol rezervine sahip ülkesi Irak eğer anayasal ve sistemsel bir birleşme olmazsa mezhepsel bir şiddetin pençesine düşebilir.”
ABD'nin en büyük Müslüman sivil toplum kuruluşu Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR), ülkenin yeni başkanı seçilen Donald Trump'ın, aralarında Müslümanların da olduğu tüm Amerikalıların haklarına saygı göstermesi çağrısında bulundu.
ABD'nin başkenti Washington'da açılan "Kur’an-ı Kerim Sanatı: Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nin Hazineleri" sergisi, ziyaretçi akınına uğradı.
ABD’nin Suriye’de ne yapmak istediğini kestirmek güç. Bir gün bakıyorsunuz Obama yönetimi, Suriye’nin geleceğinde Esed’in olmadığını söylüyor. Bir başka gün CIA Başkanı CIA Başkanı Brennon, ABD’nin Suriye Savaşı’ndaki önceliğinin artık Esad rejimi değil IŞİD olduğunu söylüyor. Ama gün geliyor ABD yönetimi IŞİD’in elini güçlendiren hamleler yapıyor.
Suriye’nin bütünlüğünü bir şekilde korumak isteyen kimi küresel ve bölgesel aktörlerle bunun aksi istikamette çalışanların çatışması olarak da görülen bu hesaplaşmadan kimin galip çıkacağını kestirmek güç
ABD, DAİŞ terör örgütün kullanabilir aktör olma özelliğini kaybetmesini istemiyor. Dolayısıyla bu terör örgütünün şimdilik bitmemesi gerektiğini düşünüyor ve bunun için çaba sarf ediyor.
Gerek Suriye’de ve gerekse Irak’ta cereyan eden çokuluslu hesaplaşmanın aktörlerinin ne yapmak istiyor? ABD ve Rusya neler yapmak istiyor? İşte senaryolar...
İslam İşbirliği Teşkilatı, 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybedenlerin ailelerine Suudi Arabistan aleyhine dava açma imkanı tanıyan yasa tasarısının kabul edilmesinden derin endişe duyduğunu bildirdi.