Türkiye, ABD, Mısır, Ürdün ve Körfez işbirliği Konseyi'ne (KİK) üye ülkelerin katılımıyla Suudi Arabistan'da 11 Eylül Perşembe günü "Terörle Mücadele Toplantısı"nın düzenleneceği bildirildi. Toplantının 11 Eylül’de yapılıyor olması zamanlama açısından manidar. ABD’deki ikiz kulelere saldırıyı ve Amerika’nın İslam’ı “terör” olarak dünyaya sunmaya başladığı günü bize hatırlatıyor.
ABD Ulusal Güvenlik Dairesi eski çalışanı Edward Snowden ilginç bir iddiada bulundu. Snowden, IŞİD'in bölgede İsrail'in güvenliğini tesis etmek için Amerika, İngiltere ve İsrail istihbaratıyla ortak çalıştığını iddia etti. 'IŞİD bir ajan devlettir. IŞİD'i ABD, İngiltere ve İsrail'in istihbarat teşkilatları kurdu' ifadesini kullandı.
Eski İngiltere Başbakanı ve Ortadoğu Dörtlüsü Temsilcisi Blair'in Müslüman baldızı Booth, Müslüman olmasında Filistin ve Gazze'ye yaptığı seyahatler ile Filistinlilerin cesaretinin büyük etkisi olduğunu söyledi.
ABD'li araştırmacı gazeteci Gleen Greenwald, ABD medyasını İsrail'e karşı korkak davranmakla suçlayarak, "İsrail söz konusu olduğunda, ABD'li gazeteciler korkuyor" dedi.
İsrail'in Gazze’ye 10 gündür devam eden saldırılarının ardından 300’den fazla kişinin şehit olduğuna dair haberler gelmeye devam ederken hiçbir Batılı devletin bu durumu ne kınadığını ne de protesto ettiğini görüyoruz. Birleşmiş Milletler çatısı dâhil bütün büyük devletler bu insanlık dışı vahşete sessiz kalmaya devam ediyor.
Nijerya'da ortaya çıkan "Boko Haram" adlı terör örgütü son zamanlarda yaptığı eylemlerle tüm dünyanın dikkatini çekiyor ve adından sıkça söz ettiriyor. "Batı eğitimi haram" argümanını kullanarak, İslâm dışı faaliyetleri İslâm namına yaptığını söyleyen örgüt, son dönemde 200 genç kızın kaçırılması olayıyla gündeme geldi. "Boko Haram" örgütü tarafından kaçırılan ve iki abisinin de bu örgüt tarafından öldürülen Nijeryalı genç islamveihsan.com'a "Boko Haram" gerçeğini anlattı.
Batı ile Rusya arasındaki güç mücadelesinin nasıl şekilleneceği krizin nereye varacağı tartışıladursun, Ortadoğu'ya odaklanmış dikkatler Ukrayna'da yaşanan krizle beraber kuzeye yöneldi. Ukrayna krizinin Suriye’deki “vekâlet savaşına” nasıl yansıyacağı meselesinin de bu yoğun gündemin en önemli konuları arasında olduğunu görüyoruz.
17. yüzyılda İspanya’nın Latin Amerika’daki kolonileri için Afrika’dan getirdiği Müslümanlar aracılığıyla İslamiyet’le tanışan Latin Amerikalılar, bir yandan köle olarak çalıştırılırken; diğer taraftan Kur’ân’ı ve İslam’ı yaşamayı, yaşatmayı ihmal etmediler. Günümüzde 40’dan fazla ülkeden oluşan Latin Amerika’da yaşayan Müslümanların hiçbir İslami gelenek olmadan İslam’ı yaşamaya devam etmeleri onları diğer Müslümanlardan ayrılan en farklı özellikleri olarak öne çıkıyor.
Afrika'nın en büyük petrol üreticisi Nijerya'daki Boko Haram krizinin arkasında ekonomik çıkarların da ötesinde başka hesapların olduğu iddiaları kimi uzmanlarca dillendiriliyor.