Şuarâ Suresi 151-152. Ayetleri Ne Anlatıyor?
Şuarâ suresi 151-152. ayetlerinde ne anlatılıyor? Fesat çıkaranlara itaat edilmemesini emreden Şuarâ suresi 151-152. ayetlerin Arapçası, meali ve tefsirini yazımızda bulabilirsiniz.
Şuarâ sûresinin 151-152. ayetlerinde Hak Teâlâ şöyle buyuruyor:
Şuarâ Suresi 151-152. Ayetleri Arapça:
وَلَا تُط۪يعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ اَلَّذ۪ينَ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ
Şuarâ Suresi 151-152. Ayetleri Meali:
“Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin.” (Şuarâ, 26/151-152)
KUR’AN’DAN NET MESAJ: BOZGUNCULARA TESLİM OLMAYIN!
Bilgi:
Hz. Sâlih -aleyhisselâm- de Allah Teâla’nın emriyle kavmini, imana ve itaate çağıran peygamberlerdendi. O da diğer peygamberler gibi herhangi bir karşılık beklemeden onları hidayete çağırdı. Onlara, yeryüzünde bozgunculuk çıkaran azgın kişilere değil, Allah Teâla’ya itaat etmeleri gerektiğini söyledi. Kavmi ise öncekiler gibi onu yalancılıkla suçlayarak bir mucize getirmesini istediler. Hz. Sâlih -aleyhisselâm- de mucize olarak onlara bir deve getirdi. Fakat onlar inanmayıp deveyi kestiler ve azaba uğradılar.
Mesaj:
- Aşırılık ve haddi aşmak, bir şekilde bozgunculuğa yol açar.
- Allah’a ve elçilerine inanmayıp haddi aşanlara uyanlar, en sonunda azapla karşılaşacaklardır.
- Yeryüzünde ifsat edenlerle değil, ıslah edenlerle birlikte olunmalıdır.
Kelime Dağarcığı:
Müsrif: Haddi aşan, tutumsuz, israf eden. Islah: İyileştirme, düzeltme, yola getirme.
Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler
TEFSİR
Şuarâ Suresi 151-152. Ayetleri Tefsiri:
- Semûd kavmi de peygamberleri yalanladı.
- Kardeşleri Sâlih onlara şu öğütte bulundu: “Artık Allah’tan korkup günahlardan sakınmaz mısınız?”
- “Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”
- “O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
- “Ben tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak Âlemlerin Rabbi Allah’tır.”
- “Siz burada hep güven içinde kendi hâlinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?”
- “Bağların, bahçelerin içinde, akan pınarların başında.”
- “Ekili tarlaların ve meyveleri olgunlaşmış, yüklü salkımlarıyla dalları kırılacak derecede sarkmış gönül alıcı hurmalıklar arasında.”
- “Böyle sandığınız için mi, şımarık kimseler olarak dağlardan büyük bir ustalıkla görkemli evler yontuyorsunuz?”
- “Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
- “Sakın, o her işi aşırılık olanların isteklerine uymayın.”
- “İşi gücü dünyada bozgunculuk çıkarmak olan ve fakat düzeltme adına hiçbir şey yapmayan o kimselerin…”
İbret olmak üzere sevk edilen beşinci kıssa, Semûd kavminin kıssasıdır. Onlara gönderilen peygamber, Hz. Sâlih’tir. O da diğer peygamberler gibi doğru sözlü, güvenilir, tebliğini sırf Allah rızâsı için yapan ve insanlardan maddî hiçbir menfaat beklemeyen seçkin bir insandı.
Sâlih (a.s.), kavmine Allah’ın dinini tebliğ etti, nasihatlerde bulundu. Onlara kuvvet ve servetlerine güvenerek şımarmalarının doğru olmadığını, dünya hayatının geçici olduğunu, sahip oldukları nimetleri bir gün terk etmek mecburiyetinde kalacaklarını ve âhirette hesaba çekileceklerini hatırlattı. Bu sebeple onları Allah’tan korkup günahlardan sakınmaya, kendine itaat etmeye; yeryüzünde bozgunculuk yapıp orada ıslah için hiçbir gayret göstermeyen haddi aşmış kimselerin peşinden gitmemeye çağırdı. Hâsılı dünyada güzel bir kulluğun, öteki âlemde de ebedî saadetin yolunu gösterdi.
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!