Hudûs Delili Nedir? Allah’ın Varlığına Nasıl Delil Olur?

Hudûs delilinin ne olduğu ve âlemin yaratılmışlığından hareketle Allah’ın varlığının nasıl temellendirildiği açıklanıyor.

Hudûs, “yok iken sonradan var olma, meydana gelme” demektir. Sonradan var edilen varlıklara “hâdis” denir.

HUDÛS DELİLİNİN TEMEL ESASLARI

Hudûs delili, evrenin yaratılmışlığı ve her yaratılmışın bir yaratıcısının olacağı esasına dayanan bir delildir.

Hudûs delili, cevher ve araz esasına dayalıdır. Eserden müessire (eseri meydana getirene) intikâl sûretiyle âlemin hâdis oluşundan Allah’ın varlığına varan bir delildir. Evreni oluşturan bütün cisimlerin bir cevher (öz) ve bu cevherin taşıdığı arazlardan (vasıflardan) meydana geldiği kabul edilir.

Hudûs delili şöyle ifâde edilir:

  • Âlem, bütün parçalarıyla hâdistir (sonradandır).
  • Her hâdis olanın bir muhdise (var ediciye) ihtiyacı vardır.
  • O hâlde bu âlemin de bir muhdise ihtiyacı vardır ki o da hâdis olmayan, vâcibu’l-vucûd olan Allah Teâlâ’dır.

ÂLEMİN HÂDİS OLUŞUNDAN ALLAH’IN VARLIĞINA

Hudûs delilini özetleyen bu önermeleri şöyle açıklayabiliriz:

Allah’tan başka her şeye “âlem” denir. Çünkü Allah’tan başka her şey, Allah’ın varlığına alâmet ve delildir. Bunun için bunlara “âlem” denir.

Âlem, cevher ve arazlardan meydana gelmiştir. Cevher, “boşlukta yer tutan ve cisimlerin bölünemeyen en küçük parçası”dır. Cevherlerin birleşmesiyle cisimler meydana gelir. “Kendi başına boşlukta yer tutamayan, ancak bir cevhere ve cisme bağlı olarak bulunabilen hareket, durma, birleşme, ayrışma gibi oluşlara; renk, tat, koku, ses, güç vb. vasıflar”a araz denir.

Arazların hepsi hâdis (sonradan)dır. Bunların sonradan oluşu duyularımızla, gözlemlerimizle ve aklımızla bilinen bir husustur. Nitekim bir hareket gördüğümüzde bunun bir durmadan sonra olduğunu hemen biliriz. Karanlıktan sonra gelen aydınlık, beyazlıktan sonraki siyahlık da böyledir. Sonradan olan arazlar, yok olduktan sonra görülmezler. Bunlar, zıtları gelince, yok olurlar. Sonradan olmasalardı, zıtlarının gelmesiyle yok olmazlardı. Bu da akılla bilinir.

Cevherlerin ve cisimlerin arazsız olması, bunlardan ayrılması mümkün değildir. Arazlar, sonradan olduğuna, cevher ve cisimlerin de arazsız olamayacağına göre, bu, cevher ve cisimlerin de hâdis (sonradan) olduğuna delâlet eder.

Her cevher ve cisim, mutlaka boşlukta bir yerde bulunur, ya durur veya hareket halindedir. Bunların hepsi arazdır. Arazlar sonradan olduğuna, cevher ve cisimler de arazsız olamayacağına göre, bu, evreni meydana getiren her şeyin sonradan olduğuna delildir.

Bu âlem, hâdis olduğuna, her şeyiyle önce yok iken bilinmeyen bir zamanda var olduğuna göre, onu var eden bir Yaratıcı’ya muhtaç olması kaçınılmazdır. Varlığı ile yokluğu eşit olan hâdis varlığın, var olması ve olmaması eşittir. Var olunca, bu, bir yaratıcıya muhtaç olduğuna delildir.

Bu yaratıcının hâdis olmaması gerekir. Çünkü her hâdis (sonradan), bir yaratıcıya muhtaç olduğuna göre, hâdisler zincirinin sonsuza değin uzayıp gitmesi gerekir. Halbuki böyle hâdisler zincirinin sonsuza değin uzayıp gitmesi kelamcılara göre mümkün değildir.1 Bu zincirin bir yerde durması ve başkasına muhtaç olmayan, varlığı kendisinden olan, varlıkta ve varlığının devamında hiç bir şeye muhtaç olmayan bir varlığa dayanması şarttır. Her bakımdan kusursuz ve mükemmel olan bu varlık, Allah Teâlâ’dır.

Varlığı zâtının gereği olan, her zaman var olan, her türlü olgunluklarla muttasıf, her türlü noksanlardan münezzeh olan Allah, gördüğümüz, görmediğimiz, bildiğimiz bilmediğimiz her şeyi yoktan yaratmıştır. O’nun gücü sonsuzdur. O, bir şeyi dileyince ona sadece “ol” der, o da olur.

Fizik, kimya ve astronomi gibi pozitif ilimlerle uğraşan bilginler, madde üzerinde yaptıkları incelemeler sonucunda maddenin, dolayısıyla evrenin sonradan yaratıldığını tesbit etmişlerdir. Her sonradan var edilenin son bulacağı da yine bilginlerin üzerinde ittifâk ettikleri bir gerçektir. Her yaratılmışın bir yaratıcısı vardır, o da Allah Teâlâ’dır.2

Dipnotlar:

  1. Teselsül (zincirleme); her birinin varlığı daha öncekinin varlığına bağlı olan ve ezele doğru uzandığı düşünülebilen bir zincirdir ki olayların sonsuzluğa doğru bu şekilde sürüp gitmesi imkânsızdır.

. Teselsül (zincirleme)’nin batıl olduğu şu şekilde açıklanır:

. Eğer geçmişe doğru, öncesi ve başlangıcı olmayan ve birbirine bağlı olan bir olaylar zinciri olsa; meselâ bugün meydana gelen bir olay, bu şekilde birbirine bağlı olan ve sonsuzluğa doğru uzanan bir olaylar zincirinin sonucu olsa; bir de meselâ bundan bir ay önceki bir olayın böyle geçmişe doğru devam eden bir sonsuz olaylar zinciri olduğunu düşünsek, şüphe yok ki var olduğunu kabul ettiğimiz ikinci olaylar zincirinin halkaları, birinci zincirin halkalarından daha azdır. Çünkü ikinci zincir, birinciden bir ay daha azdır.

. Şimdi, birinci olaylar zinciriyle, varlığını düşündüğümüz ikinci olaylar zincirini, bugünden başlayarak, geçmiş yönündeki sonsuzluğa doğru her birinin halkalarını diğerinin halkalarıyla karşılaştırmak sûretiyle bir birinin hizasına koysak;

. Ya iki zincirin de geçmiş yönündeki sonları bitmez, sonsuzluğa doğru akıp giderler. Bu takdirde, eksik olan ikinci zincirin tam olan birinci zincire eşit olması gerekir. Halbuki bu, imkânsızdır.

.   Veya eksik olan zincir, eksik olduğu yerde son bulur. Gerçek ve normal olan bu sonuç, birinci zincirin de son bulmasını gerektirir. Çünkü bu zincir, sona eren ikinci zincirden bir ay fazla idi. Bu fazlalık bitince o da sona erer.

. Böylece, sonsuz olduğu iddia edilen olaylar zincirinin sonlu olduğu ve teselsül (zincirleme)’nin batıl (geçersiz) olduğu isbât edilmiş olur. Bu delile “Burhan-ı tatbik” adı verilmiştir. (Bk. Ali Arslan Aydın, İslâm İnançları ve Felsefesi, s. 145-146).

  1. Ali Arslan Aydın, a.g.e., s. 142 vd.; Bekir Topaloğlu, İslâm’da İnanç Esasları, s. 67.

Kaynak: Prof Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

ALLAH’IN VARLIĞININ AKLİ VE NAKLİ DELİLLERİ

Allah’ın Varlığının Akli ve Nakli Delilleri

ALLAH’IN VARLIĞINI AKILLA İSPAT ETMEK MÜMKÜN MÜ?

Allah’ın Varlığını Akılla İspat Etmek Mümkün mü?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle