Şeyh Şamil Kimdir?
Kafkas Kartalı Şeyh Şamil: Rus işgaline karşı izzetle direnen, ömrünü İslam ve hürriyete adayan efsanevi mücahid ve mürşidin hayatı...
Kafkasya dağlarında yankılanan hürriyet nidasının adı olan, ömrünü ilây-ı kelimetullah davasına adayarak Rus işgaline karşı direnişiyle tanınan Dağıstanlı lider ve mücahid Şeyh Şamil, sadece bir asker değil, aynı zamanda izzet ve imanın ete kemiğe bürünmüş bir timsalidir.
ŞEYH ŞAMİL KİMDİR?
1797 yılında Dağıstan’ın Gimri köyünde dünyaya gelen Şeyh Şamil, bölgenin yerli halklarından olan Avarlara mensuptur. Babası Dengau Muhammed, annesi ise Avar beylerinden Pîr Budak’ın kızı Bahu Mesedu’dur. Şeyh Şamil, Kafkasya’nın ilim ve irfan geleneği içinde yetişip, ailesinin ona verdiği "Ali" isminin ağırlığını hayatı boyunca taşıdı. (Çocukluğunda geçirdiği ağır hastalık sebebiyle ismi, geleneğe uygun olarak "Şamil" şeklinde değiştirildi.)
Küçük yaşlardan itibaren tefsir, fıkıh ve edebiyat tahsil ederek İslami ilimlerde derinleşti. Nakşibendî-Hâlidî geleneğinin temsilcileri olan mürşidlerin elinde manevi terbiyesini tamamladı. Bu irfan meşalesi, onun ileride vereceği büyük cihadın en büyük sönmez gücü olacaktı.
KAFKASYA’NIN ÜÇÜNCÜ İMAMI: BİR NİZAMIN İNŞASI
1834 yılında Kafkasya’nın üçüncü imamı seçilen Şamil, dağınık kabileleri "Gazavat" ruhuyla bir araya getirdi. O, sadece cephede savaşan bir komutan değil, aynı zamanda bir devlet adamıydı. "Nizam" adı verilen idari yapıyı kurarak bölgeleri naiblere ayırdı, adil bir mahkeme sistemi tesis etti ve baruthaneler kurarak kendi ordusunu modernize etti. Şamil’in idaresinde Kafkasya, Rus işgaline karşı disiplinli bir İslam kalesine dönüştü.
GUNİB’DEN MEDİNE’YE: BİR SABIR VE VAKÂR İMTİHANI
Yıllarca süren kuşatmalar, açlık ve ihanetlere rağmen davasından dönmeyen İmam Şamil, 1859 yılında Gunib’de halkının daha fazla telef olmaması adına onurlu bir teslimiyeti kabul etti. Rusya’daki sürgün yıllarında bile vakur duruşuyla düşmanlarının dahi saygısını kazandı. Nihayet 1869’da hac farizasını yerine getirmek üzere yola çıktığında, İstanbul’da Sultan Abdülaziz ve Osmanlı halkı tarafından bir kahraman gibi ağırlandı.
VUSLAT: FAHR-İ KÂİNAT’IN KOMŞULUĞUNDA
Şeyh Şamil’in en büyük arzusu, ömrünü adadığı davanın sahibi olan Resûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimize kavuşmaktı. Duası kabul oldu; 1871 yılında Medine-i Münevvere’de Hakk’ın rahmetine kavuştu. Cenaze namazı Mescid-i Nebevî’de kılındı ve Cennetü’l-Bakî kabristanına defnedildi.
Kafkasya’nın bu mübarek evladı, arkasında silahla değil imanla kazanılan bir destan ve kıyamete kadar sönmeyecek bir hürriyet meşalesi bıraktı.
Ruhu şad, makamı mahmud olsun.
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi









YORUMLAR
Yüce Allah peygamberimize komşu eylesin inşallah..Bizim başımıza da onun gibi imanlı Feraset sahibi liderler versin inşallah