Sebe Suresinin 9. Ayeti Ne Anlatıyor?

İnkârcıların reddettiği kıyamet gerçeği, Sebe sûresinin 9. âyetinde gaybı bilen Allah’ın yeminiyle kesin bir dille haber veriliyor. Sebe Sûresi 9. âyetin Arapçası, meâli ve tefsiri yazımızda…

Sebe Suresi 9. âyette şöyle buyrulur:

Sebe Suresi 9. Ayet Arapça:

اَفَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ۟

Sebe Suresi 9. Ayet Meali:

Kendilerini her yönden kuşatan göğe ve yere bakıp düşünmezler mi? Dilesek onları yerin dibine geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Kuşkusuz bütün bunlarda Allah’a yönelen her kul için alınacak bir ders vardır. (Sebe’, 34/9)

SEBE SURESİ 9. AYETTEN TEFEKKÜR DERSİ

Bilgi:

Âyette insanların, Allah’ın yarattığı gök ve yer ile kuşatılmış olduklarına dikkat çekilmektedir. Allah’ın koruması olmasa, kimse yer tarafından yutulmaktan veya gökten üzerine parçalar düşürülmesinden emin olamaz. Bu sayede Allah’ın bilgisinin ve kudretinin kuşatıcılığına ve yüceliğine nispetle insanın bilgisizliğine ve güçsüzlüğüne dikkat çekilmektedir. Bunlar üzerinde düşünerek ders almaya ve Allah’a hakkıyla kulluğa bir çağrı yapılmaktadır.

Mesaj:

Kâinatı, yaşamamıza elverişli bir şekilde yaratan ve bizleri her türlü tehlikeye karşı koruyan Allah’ı hakkıyla tanımalı ve O’na gereğince kullukta bulunmalıyız.

Kelime Dağarcığı:

Ard: Yeryüzü.

Semâ: Gökyüzü.

Münîb: Allah’a yönelen.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Sebe Suresi 9. Ayet Tefsiri:

  1. Küfürde saplanıp kalmış olanlar, birbirlerine alaylı alaylı şöyle diyorlar: “Size, tamâmen dağılıp paramparça olduktan sonra, evet bu halde iken, yepyeni bir hayatla tekrar dirileceğinizi söyleyen bir adamı gösterelim mi?”
  2. “Bu adam, Allah adına yalan mı uyduruyor, yoksa onda bir delilik mi var?” Hayır! Böyle bir şey yok! Fakat âhirete inanmayanlar azapta ve derin bir aldanış içindeler.
  3. Peki onlar, kendilerini önlerinden arkalarından ve bütün çevrelerinden kuşatan göğe ve yere bakmazlar mı? Dilesek onları yerin dibine geçirir veya üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Elbette bunda, samimiyetle Allah’a yönelen her kul için bir ibret, bir ders vardır.

Böylesine bir küfür ve cehalet karanlığına gömülenler Kur’an’ı inkar eder, çok iyi tanıdıkları halde onu tebliğ eden Rahmet Peygamberi’ni bilmezlikten gelerek alaya alır, âhiretle alakalı verdiği bilgileri reddederler. İnsanlar üzerindeki tesirini kırmak için de onu Allah adına yalan uydurmakla ve delilikle suçlarlar. Bunlara iki şekilde cevap verilmektedir:

›  Âhirete iman etmeyenler dünyada da azap içindedirler, âhirette de azap içinde olacaklardır. Dünyadaki azap; ulvî bir gayeden mahrumiyet, geleceğe yönelik ümitsizlik, karamsarlık, ölümden kaçış ve âhiret inancı yerine nefsâni ihtiraslarını ikâme etmenin doğurduğu ıstıraplardır. Âhiretteki azap ise cehennemdir. Yine onlar, iman nimetinden mahrumiyetleri sebebiyle derin bir sapıklık içindedirler.

›  Göklere ve yere ibret nazarıyla bakan insan, kendisinin her yönden ilâhî kudret tarafından çepeçevre kuşatıldığını anlar. Öyle bir kudret ki, istese gökyüzünü parçalayıp üzerimize düşürebilir; istese yeri yarıp bizi içine gömebilir. İşte bu kudret sahibi, bizi öldükten sonra da kendi halimize bırakmayacaktır. Kesin fikirli, inatçı ve dik başlı olmayan, bilakis samimiyetle Allah’tan gelen hidâyeti araştıran herkes, göklere ve yerlere bakarak birçok ders ve ibret alabilir. Fakat gönlünü Allah’tan çevirenler, kâinatta olan her şeyi zâhiren görseler de, bunların ilâhî kudreti gösteren ne büyük deliller olduğunu anlamazlar.

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com

İslam ve İhsan

TEFEKKÜR 3 ŞEY İÇİNDİR

Tefekkür 3 Şey İçindir

KÂİNATI HAKİKATEN TEFEKKÜR EDİYOR MUYUZ?

Kâinatı Hakikaten Tefekkür Ediyor muyuz?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle