Say Yapmadan Dönen Hacı Ne Yapmalıdır? Cezası Nedir?
Say yapmadan dönen hacı ne yapmalıdır? Cezası nedir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Bir ibadeti sadece yapmış olmak için yapmak doğru bir şey değildir. Binaenaleyh bizim özellikle de Anadolu irfanı dediğimiz, Anadolu'nun din anlayışında ve Osmanlı geleneğinde ilmihal kültürü dediğimiz bir ilim çeşidi var. Bunu biz Arap dünyasında veya farklı coğrafyalarda pek görmüyoruz; genellikle Osmanlı'nın egemen olduğu Balkanlarda ve Anadolu'da görüyoruz. İlmihal nedir? İçinde bulunduğun durumun ilmine, bilgisine sahip olmak gerekir. Kasaplık yapıyorsa bir kimse, kasaplıkla ilgili bilmesi gereken dini meseleleri, konuları bilmesi gerekiyor. Namaz kılacaksa namazla ilgili, oruç tutacaksa oruçla ilgili meseleleri bilmesi gerekiyor. Hac yapacak olan bir kimsenin de hacla ilgili meseleleri bilmesi gerekiyor.
Say Yapmadan Dönen Hacı Ne Yapmalıdır? Cezası Nedir?
Yani, "Ben bilmiyordum, bu noktada rehberlik alamadım yeterince" demek bir mazeret olmaz, ihmalin belki bir gerekçesi olabilir. Dolayısıyla burada eksik bırakılmış olan bir vacip var. Ziyaret tavafının yapılması gerekiyordu. Eğer hacda say yapılmamışsa, hacca dair vacip olan bir amel terk edilmiş olur. Bundan dolayı kitaplarımız "dem" gerekir der; yani küçükbaş bir hayvanın orada kesilmiş olması gerekir. Aradan 10 yıl, 20 yıl geçmesi bir şeyi değiştirmez. Dolayısıyla o haccın eksiğinin bir demle, bir kurbanla orada Mekke sınırları içerisinde kesilip fakir fukaraya dağıtılmasıyla inşallah bu mesele telafi edilmiş olur.
Kendisinin umre yaptığında zaten umre ile beraber umrenin sayini yapması gerekiyor. Yani 14 yıl öncesinin eksik kalan sayini bugün umreye giderek telafi etme imkânı olur mu? Olmaz. Onun telafisi kurban kesilmesidir. O gün kesmeniz gerekiyordu, kesmediniz. 14 yıl sonra kazasını bugün yapsanız olur mu? Olur. Cenab-ı Allah ibadetlerimizi kabul buyursun, eksikleriyle gedikleriyle beraber kabul buyursun. Ama bu münasebetle hatırlatmak gerekir ki bu tür ibadetlerde, yani ömürde bir yapılan ibadetlerde daha hassas olunması lazım geliyor.
Haccın Sosyolojik ve Fıkhi Boyutu
İnsanlar "10 yıldır, 20 yıldır hacca müracaat ediyorum, kura çıkmıyor" diyor. Kura ansızın çıktı. Kur'anın adı üstünde, kura ansızın çıkan bir şeydir. Yani kimsenin "Ben 10 sene bekleyeyim, 11. sene kura bana çıkar, dolayısıyla 10 sene hazırlık yapayım" diye bir garantisi yok. Ben mesela 2004'te son dakikada müracaat ettim. O zaman vezneler saat 17.00'de kapanıyordu, 20 küsur sene öncesinden bahsediyorum. Saat 17.00'yi birkaç saniye geçe makbuzu yatırmışım. Makbuzla müracaat ediyordunuz, kuraya giriyordunuz ve o sene çıktı. Cenab-ı Allah nasip etti, gittik. Dolayısıyla kuraya giriyorsan, girdiğin anda hazırlıklı olman lazım geliyor. Yani bir ibadete müracaat ediyorsun, kura ne demek? "Bu sene de çıkabilir" demek. Kaldı ki çıktıktan sonra da bu işin ilmini, bilgisini öğrenebilecek imkânlar ülkemizde fazlasıyla var.
Belli ki kardeşimiz başka meseleleri araya sıkıştırmış. Yani haccın bir fıkhi boyutu var, bir de sosyolojik boyutu var memleketimizde. Biliyorsunuz adam hac ibadetinin maliyetini yerine getiriyor, bir de oradan getirilen hediye, onun dağıtımı vesairesi filan seremonisi var. Böyle bir ihmali olmuş. Allah hepimizi affetsin, bu kardeşimizi de bütün eksiği gediği olan kardeşlerimizi de affetsin. Dolayısıyla bunu telafi etmenin yolu, orada kurban olabilecek bir küçükbaş hayvanı (koyunu, keçiyi) kestirip fakir fukaraya dağıtmaktır.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!