Pille Isıtan Akıllı Kumaş

İzmir'de DEÜ Teknopark'ta geliştirilen ve ısı verimini artırarak süresini uzatan solüsyonla dokunan, düşük enerjiyle sıcaklık yayan akıllı kumaş, savunma sanayisinden otomotive geniş bir alanda test edilmeye başlandı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde (DEPARK) geliştirilen ısı yayan akıllı kumaş, şarj edilebilen pille 5-6 saat sıcaklık verme özelliğiyle yerli ve yabancı yatırımcının dikkatini çekti.

Yeni nesil ileri teknoloji malzemelerin geliştirilmesi konusunda çalışma yürüten İltema şirketi, ısıtma teknolojileri konusunda TÜBİTAK desteğini alarak 2012 yılında başladığı çalışmalarda başarılı sonuca ulaştı.

Düşük enerji kullanarak yüksek ısı verimi sağlayan teknoloji, ABD ve Güney Kore'deki muadillerini geride bırakan özellikleriyle tercih nedeni oldu.

"Doğrudan ipliğe uygulanabilen ilk yüksek ısı verimine sahip teknolojiyi" geliştirerek patentini alan şirket, akıllı kumaşı battaniyeden çadıra, yelekten yatağa ısıya ihtiyaç duyulan hemen tüm ürünlere uyguladı.

GÜNEŞ PANELİYLE ŞARJ EDİLECEK

Enerji kaynağının olmadığı kullanım alanlarında aynı ısıyı sağlamak için 7,5 voltluk şarj edilebilir bataryaları kullandıklarını anlatan Prepol, "Yelek, uyku tulumu ve çadır olarak tasarladığımız kumaş, 7,5 voltluk bataryayla 5-6 saat süresince 35-40 derece arası ısı verebiliyor. Isıyı daha da artırabiliriz ancak terletmeden konforlu bir sıcaklığı hedefliyoruz." dedi.

Ürünle ilgili Hamburg Üniversitesinde görevli bir öğretim üyesiyle partnerlik anlaşması yaptıklarını, Alman ordusunda dalgıç ekiplerin kullanımı için yelek ürettiklerini anlatan Prepol, "Laboratuvar testleri başarılı geçti. Şimdi Kuzey Denizi'nde denenecek. Önümüzdeki ay bir sipariş anlaşması yapabileceğimizi düşünüyoruz. Türkiye'de de savunma sanayi için üretim yapan iki firma için numune hazırladık. Deneme safhasına geçiyoruz, umarız bir an önce kullanıma geçer." diye konuştu.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.