Peygamberimizin Tevekkülü: Beni Allah Kurtaracak!
Ölümle yüz yüze geldiğinde bile sarsılmayan bir iman: Bedevinin 'Seni benim elimden kim kurtaracak?' sorusuna Allah Rasûlü'nün verdiği o sarsıcı cevap ve sonrasında gelen hidayet.
Bir sefer esnâsında, öğle vakti ağaçlık bir vâdiye geldiklerinde Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- askerlerine istirahat vermiş, mücâhitler de gölgelenmek üzere çevreye dağılmışlardı. Allah Rasûlü, Semüre denilen sık yapraklı bir ağaç altında istirâhate çekilmiş, kılıcını da ağaca asmıştı.
SENİ BENİM ELİMDEN KİM KURTARACAK?
Hâdisenin bundan sonraki seyrini Câbir -radıyallâhu anh- şöyle anlatıyor:
“Biraz uyumuştuk ki Allah Rasûlü’nün bizi çağırdığını işittik ve hemen koştuk. Yanında bir bedevînin olduğunu gördük. Peygamber -aleyhissalâtü vesselâm- şöyle buyurdu:
«–Ben uyurken bu bedevî kılıcımı almış. Uyandığımda kılıç kınından sıyrılmış vaziyette elindeydi. Bana:
“–Şimdi Sen’i benim elimden kim kurtaracak?” dedi. Ben de üç defa:
“–Allâh!” cevâbını verdim.»” (Buhârî, Cihâd, 84, 87; Müslim, Fedâil, 13)
Fahr-i Kâinât Efendimiz, ölümle yüz yüze geldiği hâlde, Allah Teâlâ’ya tevekkülü sâyesinde hiç korku duymamış ve kendisinden emin bir şekilde “Beni Allâh kurtaracaktır!” cevâbını vermiştir. Bunun üzerine bedevînin elinden kılıcı düşmüş ve teslim olmuştur. Âlemlerin Efendisi, canına kasteden bu bedevîyi cezâlandırmamış, ona İslâm’ı anlatıp müslüman olmasını teklif etmiştir. Bu ulvî davranış karşısında âdeta eriyen bedevî, kavminin yanına döndüğünde:
“–Ben insanların en hayırlısının yanından geliyorum.” demekten kendini alamamıştır. (İbn-i Kesîr, el-Bidâye, IV, 87)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!