Kur'an-ı Kerim Kullanım ve Bakım Rehberi
Kur’ân-ı Kerîm’e mânen hürmet ve edep, birinci vazifemizdir. Bunun yanında Kur’ân-ı Kerîm’in fizikî bütünlüğünü korumak, temiz tutmak ve uzun süre okunabilir hâlde kalmasını sağlamak için nelere dikkat etmeli, nasıl muhafaza etmeliyiz? İşte 9 maddede Kur’ân-ı Kerîm kullanım ve bakım rehberi.
Hazırlayan: Mücellit Mahmut Sami ÖZCAN
Yıllarını bu kıymetli mesleğe adamış biri olarak, elimden geçen o yıpranmış sayfalara bakarken hissettiğim hüzün ve hassasiyeti anlatmak istiyorum. Kur'an-ı Kerim'in hem lafzına hem de onu taşıyan kağıdına, cildine gösterilen hürmet, aslında içindeki Kur’an-ı Kerim’in bize verdiği mesaja olan değerin göstergesidir. Böylesine kıymetli bir eseri alelade kullanamayız. Kur’an-ı Kerim’i kullanma kılavuzunun olması lazım, derim her zaman.
Kur’an-ı Kerim, yüce Allah’ın kelamıdır. Ona gösterilen hürmet, kalplerdeki takvanın ve imanın bir yansımasıdır (Hac Suresi, 32. Ayet). Yıllarını sayfa aralarında, dağılmış şirazeleri ve yıpranmış ciltleri onarmaya adamış bir ciltçi olarak en büyük arzum; şifa ve rehber olan bu mukaddes kitabın fiziki muhafazasına ve dahi manasının anlaşılmasına ciddiyetle özen gösterilmesidir.
KUR'AN-I KERİM KULLANIM VE BAKIM REHBERİ
Kur’an-ı Kerim kitaplarının kapak sayfasına eklenmesi gerektiğini düşündüğüm “Kur'an-ı Kerim Kullanım ve Bakım Rehberi’ni" paylaşmak istiyorum:
Elinizdeki bu Mushaf-ı Şerif, özenle hazırlanmış ya da tamir edilmiş veya yenilenmiştir. Onun hem manevi adabına riayet etmek hem de fiziki bütünlüğünü nesiller boyu korumak için belirtilen hususlara dikkat etmeniz kullanım usulüne uygun olacaktır.
- Kur’an-ı Kerim’e abdestsiz dokunmamak, ona duyulan saygı ve hürmetin en temel şartıdır. Yüce Allâh (CC), Vakıa Suresi 79. Ayet’ te "Ona tam bir temizlik içinde olanlardan başkası dokunamaz." buyurmaktadır.
- Kur’an-ı Kerim, okunmadığı zamanlarda yüksek, temiz ve hürmete layık bir yerde muhafaza edilmelidir. Yüce Allah Hac Suresi 30. Ayet’ te “Her kim, Allâh’ın hürmet edilmesini istediği şeylere saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır” buyurmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in üzerine başka hiçbir kitap veya eşya kesinlikle konulmamalıdır.
- Fatiha suresinin bulunduğu ilk yaprağın önüne veya arkasına herhangi bir yazı, not, tarih vs. yazılmamalıdır. Çünkü ilk yaprak Kur’an-ı Kerim’in cildinin birleştiği yerdir. Zarar görmesi halinde diğer sayfalar da dağılmaya başlamaktadır.
- Elde taşınırken göğüs hizasında tutulmasına özen gösterilmeli, saygısızca sallayarak veya özensiz bir biçimde taşınmamalıdır. Taşıma esnasında kitabın sırtının, cildinin zarar görmemesi (çizik, yırtık vb.) gerekmektedir.
- Sayfalar çevrilirken parmaklar kesinlikle ıslatılmamalıdır. Tükürük; zamanla kâğıtta sararmalara, lekelenmelere ve çürümelere yol açar. Sayfalar sağ üst veya alt köşeden, kâğıdı buruşturmadan nazikçe çevrilerek açılmalıdır.
- Kitap okunurken kapağı tamamen geriye doğru (180 derece veya daha fazla) kıvrılmamalıdır. Bu durum sırt tutkalının kırılmasına, sayfaları bir arada tutan dikişlerin (şirazenin) kopmasına ve formaların dağılmasına neden olur. Rahle kullanımı, kitabın omurgasını korumak için en uygun ve geleneksel yöntemdir.
- Okumaya ara verildiğinde kaldığınız yeri belli etmek için sayfa köşeleri kesinlikle katlanmamalıdır. Ayrıca kitabın arasına kalınca ayraçlar, kalem, gözlük, tesbih, not defteri, peçete, kurutulmuş bitki, yaprak, özellikle öğretmenlerin çocuklara ödevlerini takdir etmek için çıkartmalar (sticker) gibi cildin yapısını bozup patlatacak kalın nesneler konulmamalı; ince kâğıt, kurdele veya kumaş ayraçlar tercih edilmelidir.
- Kur'an-ı Kerim doğrudan güneş ışığı alan yerlerde, kalorifer peteği üstünde, yağmur, su değebilecek yerlerde veya rutubetli ortamlarda bırakılmamalıdır. Aşırı sıcak ve kuruluk kâğıdın gevremesine; nem ise küflenmeye ve sayfaların birbirine yapışmasına sebep olur.
- Sayfa bütünlüğü tamamen kaybolmuş, yazıları silinmiş, dağılmış ve artık tamiri (ihyası) mümkün olmayan (miadı dolmuş) Kur'an-ı Kerim sayfaları çöpe veya geri dönüşüme atılamaz. Allah’ın kelamı ayak basılan yerlerde ya da kirli yerlere bırakılamaz. Kur'an-ı Kerim'in derisi, mukavvası olmadan sadece Kur'an sayfalarının toprağa gömülmesi gerekmektedir. Eğer toprak olarak uygun bir yer bulunamazsa akan suya veya denize bırakılabilir. Kıyıya vurmaması ve ayak altına dağılmaması için demir, taş vb. ağırlığa bağlanarak bu işlem yapılmalıdır. Eğer ne toprak ne de akan su bulunamazsa, zaruret halinde Kur'an-ı Kerim sayfaları ateşe atılarak yakılabilir. Küllerinin ortalığa savrulmaması, yine ayak basılmayan bir toprağa gömülmesi veya akan bir suya dökülmesi gerekmektedir. İmha işlemi yapılırken en önemli husus sadece Allâh’ın kelâmının olduğu sayfaların cildinden ayrıldıktan sonra herhangi bir bez, poşet, muşamba vs. olmaksızın toprağa sadece Kur'an-ı Kerim sayfalarının ya da yakılan külünün ayak basılmayacak bir toprağa gömülmesidir.
Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’e göstereceğimiz özen, aslında Allah'ın sözlerine olan sevgimizin; verdiğimiz değerin en açık göstergesidir. Yıpranmış bir Mushaf'ı onarmak biz ciltçilerin vazifesi olsa da onu yıpratmadan, edeple ve muhabbetle okuyarak yarınlara aktarmak her müminin vazifesidir. Meramımı burada sonlandırırken, Rabbimiz her birimize Kur’an-ı Kerim’i doğru okumayı, hakikatini anlamayı, hakettiği hürmete uygun muhafaza etmeyi ve hikmetini hayatımıza aktarmayı nasip eylesin. Âmîn.













YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!