Namazın Dini ve Dünyevi Faydaları

Namazın dini ve dünyevi faydaları nelerdir? Namazın toplumsal hayata etkileri nelerdir? Namazın dinî, ferdî, sosyal ve pedagojik faydaları...

Namaz, Allah’ın verdiği sayısız nimetlere karşı bir şükür olmak üzere meşrû kılınmıştır. Namazın dinî, ferdî, sosyal ve pedagojik pek çok faydaları vardır:

1) Namazın Dinî Faydaları

Namaz, Allah ile kul arasında bağ kurmaktır. Bu bağ, dinin direği ve temelidir.  Beş vakit namazı şartlarına uygun olarak ve vaktinde kılanların, büyük günahlardan el çekmeleri sebebiyle, diğer günahlarının affedileceği âyet ve hadislerle sâbittir. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Ey Muhammed! Sana vahyolunan kitabı oku. Namazı dosdoğru kıl. Şüphesiz ki namaz, insanı fuhuştan ve kötü şeylerden alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük bir ibadettir. Allah ne yaptığınızı çok iyi bilir.” (Ankebût, 29/45.)  “Namazlarında huşû içinde bulunan mü’minler kurtuluşa ermişlerdir.” (Mü’minûn, 23/1.)

Hz. Peygamber: “Sizden birinizin kapısı önünden bir nehir aksa ve her gün beş kere bu nehirde yıkansa, kendisinde kir diye birşey kalır mı?” diye buyurdu.

Sahabe: “Hayır kalmaz” dediler.

Bunun üzerine, Rasûlullah (s.a.s) şöyle buyurdu: “Beş vakit namaz da böyledir. Suyun kirleri temizlediği gibi günahları temizler.” (Buhârî, Mevâkît, 6; Müslim, Mesâcid, 283; Tirmizî, Edeb, 80, 90)

Kılınan namazların, büyük günahların dışında kalan küçük günahlar için keffâret olduğu bir hadiste şöyle ifade buyurulur: “Büyük günah işlenmediği sürece, beş vakit namaz ile cuma namazı, diğer cumaya kadar, arada işlenen günahları örter.” (Müslim, Tahâre, 14, 15; Tirmizî, Mevâkît, 46; İbn Mâce, Tahâre, 79, 106; A. İbn Hanbel, II, 22 9, 359, 400)

2) Namazın Ferdî Faydaları

Namazın ferdi faydaları:

  • Namaz kulu Allah’a yaklaştırır.
  • Ruhu ve iradeyi güçlendirir.
  • Kişiyi sabır ve şükre alıştırır.
  • Her gün belli aralıklarla namaza duran mü’min, dünyanın hırs, kötülük ve gösterişlerinden korunmuş olur.
  • Huşû içinde kılınacak namaz; ihlâs, takvâ ve güzel ahlâkın meydana gelmesini sağlar.

Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz namaz, Allah’a boyun eğenlerden başkasına ağır gelir.” (Bakara, 2/45.)

Hz. Peygamber bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Dünyanızdan bana kadın ve güzel koku sevdirildi. Namaz ise gözbebeğim kılındı.” (Nesâî, İşretü’n-Nisâ, 1; A. İbn Hanbel, III, 12 8, 199, 285)

Diğer yandan, Allah Rasûlü’nün üzüntü ve keder zamanında huzur ve sükûna kavuşmak için; “Ey Bilâl, kalk, ezan oku da namaz kılalım ve huzura kavuşalım” dediği nakledilir.( A. İbn Hanbel I, 206, 26 8, 280, V, 388; Nesâî, Mevâkît, 46)

3) Namazın Sosyal Faydaları

Namazın sosyal faydaları:

  • Namaz ırk, renk, dil ve ülke ayırımı gözetmeksizin mü’minleri bir safta toplar ve toplum şuurunu güçlendirir.
  • Sosyal dayanışmayı gerçekleştirir, cemaat birliğini sağlar.
  • Mü’minleri, küfür karşısında tek toplum hâline getirir.
  • Cemaatle namaz kılınan mescitler, halk arasında yardımlaşma, dayanışma ve teşkilâtlanma bakımından bir altyapı oluşturur.

Kur’an-ı Kerîm’de; “İyillik ve takvâda yardımlaşın. Günah işlemek ve düşmanlık yapmakta yar dımlaşmayın” (Mâide, 5/2)  buyurulur. Rasûlullah (s.a.s) de şöyle buyurmuştur: “Mü’min mü’min için bir binanın birbirini destekleyen tuğlaları gibidir.” (Buhârî, Salât, 88, Mezâlim, 5; Müslim, Birr, 65; Tirmizî, Birr, 18; Nesâî, Zekât, 67.)

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN, İslâm İlmihali

CEMAATLE NAMAZIN HİKMETİ VE FAYDALARI

Cemaatle Namazın Hikmeti ve Faydaları

NAMAZ NASIL KILINIR?

Namaz Nasıl Kılınır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.