Namazda Okunan Dua ve Tesbihatların Anlamları

Namazda okuduğumuz tesbihat ve dualar hangi anlamlara geliyor. İşte namazda okuğumuz tesbihatın anlamları...

NAMAZDA OKUNAN TESPİHLER VE ANLAMLARI:

Allahü Ekber:

Anlamı: "Allah en büyüktür."

Sübhanerabbiyelazim:

Anlamı: "Büyük olan Rabbim her türlü noksan sıfatlardan uzaktır."

Semi'allahu limen hamideh: 

Anlamı: "Allah kendine hamd edeni işitir."

Rabbena lekelhamd: 

Anlamı: "Rabbimiz, hamd sanadır."

Sübhanerabbbiyel a'la:

Anlamı: "Yüce olan Rabbim her türlü noksan sıfatlardan uzaktır."

"Esselamu Aleykum ve Rahmetullah"

Anlamı: "Allah'ın selamı üzerinize olsun"

NAMAZDA OKUNAN DUALAR VE ANLAMLARI:

Sübhaneke Duâsı

"Sübhaanekellahümme Ve bihamdik. Ve tebâara kesmük ve teaalâaa ceddük (-cenaze namazında- Ve celle senâaük) Ve lâailahe gayrük"

Anlamı: "Allah'ım seni tenzih ve hamdinle tesbihederim. Senin şanın yücedir, ve senden gayri hjiçbir ilâh yoktur."

Ettehiyyatü:

"Ettehıyyâatü lillahi vessalevâatü vettayibâatü esselâmüaleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâatühü esselâamü aleynâa ve alâ ıbâadillâhis salihıyn Eşhedü ellâa ilâahe illallâah ve eşhedü enne Muhammeden abdühüü ve rasülüh."

Anlamı: "Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah'a mahsustur. Ey şânı yüce Peygamber, selam ve Allah'ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun ve selam bizlere ve Allah'ın sâlih kulları üzerine olsun. Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehadet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah'ın kulu ve Resûlüdür."

Allahumme Salli:

"Allahümme salli alâa Muhammedin ve alâa âali Muhammedin kemâa salleyte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd."

Anlamı: "Allah'ım, Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim'e ve âline rahmet ettiğin gibi rahmet eyle."

Allahumme Barik:

"Allahümme barik alâa Muhammedin ve alâa âali Muhammedin kemâa barekte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd."

Anlamı: "Allah'ım, Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim'e ve âline mübarek kıldığın gibi mübarek kıl."

Rabbenâ Âatina:

"Rabbenâa âatina fiddünyâa hasenetev ve fil âahirati hasenetev ve kınâa azâabennâar."

Anlamı: "Ey Rabbimiz, bize dünyada ve ahirette iyi hal ver ve bizi o ateş azabından koru."

Rabbenâğfirlii:

"Rabbenağfirlii ve livâa lideyye ve lil mü'miniyne yevme yekuumül hisâab."

Anlamı: "Ey Rabbimiz, hesab günü geldiği zaman bizi mağfiret et. Anne ve babamı ve müninleri de mağfiret et."

Kunut Duaları:

1.  "Allahümme innâ nesteînüke ve nestagfirüke ve nestehdîke ve nü’minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra küllehü neşküruke ve lâ nekfüruke ve nahleu ve netrukü men yefcüruk."

Anlamı: "Allah'ım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tövbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız."

2. "Allahümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık."

Anlamı: "Allah'ım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır."

NAMAZDAN SONRA OKUNAN TESBİHATIN ANLAMLARI

"Estağfirullâh, estağfirullâh, estağfirullâh el-azîym el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-hayy'el kayyûm ve etübü ileyh."

Anlamı: "Ulu olan kendisinden başka ilah bulunmayan, Hay ve Kayyûm (ezelî ve ebedî hayat ile diri, zatı ve kemâliyle kaim, yani yaratıklarının her an idare ve muhafaza­sında biricik hakim-i mutlak) olan Allah'a istiğfar eder beni affetmesini iste­rim."

"Allâhumme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ zelcelâli ve'l-ikrâm."

Anlamı: "Allahım selâm sensin. Selâmet ve esenlik sendendir. Ey azamet ve kerem sahibi Allahım, sen hayır ve bereketi çok olansın."

"Ala Resulina Muhammedin salavat"

Anlamı: "Salat Peygamberimiz Hz.Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in üzerine  olsun."

"Subhânallâhi ve'l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîym."

Anlamı: "Allah eksik sıfatlardan münezzehtir. Hamd Allah'adır. Allah'tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah'tan başkasında güç ve kudret yoktur."

Sübhanallah: 

Anlamı: "Allah noksanlardan münezzehtir."

Elhamdülillah:

Anlamı: "Hamd Allah'adır."

Allahü Ekber:

Anlamı: "Allah en büyüktür."

"Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü ve hüve alâ külli şey’in kadir."

Anlamı: "Eşsiz olan ve ortağı olmayan Allah'tan başka ilah yoktur. Hükümranlık Onundur, hamd Onadır ve O her şeye güç yetirendir."

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Allah ebeden razı olsun emeği geçenlerden

    ne güzel anlatmışsınız

    Sübhane rabbiyelaliyyil eğlel veheb Manası nedir ?

    • Yüce olan rabbimiz her türlü noksanlardan uzaktır.

    • Cok bahsedenlerın en yücesı olan rabbım, Sen noksan sifatlardan münezzehsin.

    Bu nasil Soz hic dusundunuzmu? Allah en buyuktur sozu yanlistir. ALLH EN BUYUK DEDINMI BASKA BUYUKLERDE VAR DEMEKTIR.Cunku musriklerde Allahi en buyuk bilir ama yanina baska buyuklerde koyarlar. Birinci en buyuk.ikinci ucuncu gibi.Allah En buyu degil. Allah tek buyuktur baska buyuk yoktur. ALLAH TEK BUYUK BASKADA BUYUK YOKTUR.

    • ASLINDA ŞUDA ANLASILABILIR.ALLAH EN BUYUKTUR DENILDIGINDE INSAN BILGISI ILMI SINIRLIDIR.ALLAH EN BUYUKTUR DERKEN INSANLARIN DUSUNDUGUNDEN,AKLINA GETIRDIGI BUYUK KAVRAMINDAN ,INSAN HAYALINDEKI BUYUKLUKTEN DAHA BUYUK.....ALLAH EN BUYUKTUR ANALSILABILIR YANİ..

    • Ya tabiki Allah c.c. için lafizlara dikkat edilmesi gerekir fakat bir soz müslümanlar arasında yayilmis ise yani Allah en büyüktür dedikleri zaman haşa Allah c.c. den başkasının olduğu söylenmez direk rabbimiz anlaşılır. Ama tabiki lafizlarda şirk konusuda var sözlerimize dikkat etmemiz lazım buda kesin

    • ALLAH büyüklüğünde eşsiz olandır

    • Ancak ALLAH yüce ve uludur olarak diyebiliriz.

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.