Namazda Nicelik mi Nitelik mi?
Rabbimiz çok değil, güzel amel istiyor. İşte Efendimiz’in (s.a.v) namazdaki huşûundan şefkatine, ibadette kalitenin Nebevi ölçüsü.
Yüce Rabbimiz, kulluk imtihanının yönünü ve gayesini tarif ederken; «Hanginiz en çok amel işleyecek?» değil; «Hanginiz amellerini en güzel şekilde îfâ edecek?» buyurmuştur. (Bkz. Hûd, 7; el-Kehf, 7; el-Mülk, 2)
NAMAZDA KEMİYET DEĞİL KEYFİYET
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in gece namazı kemiyetçe çok değildi; yüzlerce rekât kılmazdı. Ancak, o namaz keyfiyetçe en güzel ve en mükemmel idi. Kıyam ve kıraati gibi, rükûsu, secdesi ve ka‘desi ile huşû ve sekînet içinde, uzun uzun îtinâlı bir namaz kılardı. İmâmette ise, cemaatin durumunu göz önünde bulundurarak çok uzun namaz kıldırmazdı.
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Uzun kılma arzusuyla namaza başlarım. Ancak o esnada küçük bir çocuğun ağladığını işitirim. Onun ağlamasından annesinin hissedeceği üzüntünün şiddetini bildiğim için hemen namazı kısaltırım, hafifletirim." (Buhârî, Ezân, 65; Müslim, Salât, 192)
Efendimiz’in merhamet ve şefkatine ne güzel bir nümûne! Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, namazda huşûunu bozacak hiçbir şeye de müsaade etmezdi.
Bir gün Ebû Cehm (radıyallahu anh); Fahr-i Kâinât Efendimiz’e, işlemeli, zarif bir elbise hediye etmişti. Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), o elbise ile namaz kıldı. Namazı bitirince Âişe Vâlidemiz’e;
"Bu elbiseyi Ebû Cehm’e geri gönder, namazda gözüm nakışlarına takıldı. Neredeyse namazda huzurumu bozacaktı!" buyurdu. (Muvattâ, Salât, 67; Buhârî, Salât, 14)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık










YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!