Nafile Oruçları Farz Oruçlardan Ayıran Şey Nedir?
Nafile oruçları farz oruçlardan ayıran şey nedir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Farz ibadetleri nafile ibadetlerden ayıran en önemli husus, farz ibadetlerin belirli bir vaktinin bulunmasıdır. Ramazan-ı Şerif’te tuttuğumuz Ramazan orucu, vakti belirlenmiş bir oruçtur. Nafile oruçlarda ise genel olarak Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutulması tavsiye edilmiştir; ancak bu oruçlar için vakit farziyeti söz konusu değildir.
İkinci olarak, farz olan oruçların kaza yönü vardır. Kaza oruçlarında vakit bulunmaz; ancak niyetin geceden yapılması zorunludur. Kişi imsaktan önce niyet ederek, “Üzerime farz kalan Ramazan ayının son (ya da ilk) orucunu tutmaya niyet ettim” şeklinde niyet eder. Kaza oruçları bu şekilde, sondan veya baştan tayin edilerek tutulur.
Burada önemli bir fark daha vardır: Kaza oruçlarında niyetin imsak vaktinden önce yapılması gerekir. Ancak vakti belli olan farz oruçlarda (Ramazan orucu gibi) niyetin kaba kuşluk vaktine kadar yapılması geçerlidir. Hatta yalnızca “oruç tutmaya niyet ettim” demek yeterlidir; ayrıca Ramazan orucu olarak özel bir tayine gerek yoktur.
Bir diğer önemli fark da şudur: Farz olan oruçlar, mücbir bir sebep olmadıkça bozulamaz. Mücbir sebep; ani bir rahatsızlık, bayılma gibi durumları ifade eder. Böyle bir durumda oruç bozulabilir. Ancak nafile oruçlar bu açıdan farklıdır.
Nafile oruçlar, bazı durumlarda bozulabilir. Örneğin bir yere misafirliğe gidildiğinde, oruçlu olmak oradaki muhabbeti, kardeşlik ortamını bozacaksa ve ev sahibi ısrarla ikram ediyorsa, nafile oruç bozulabilir. Ancak farz oruçta böyle bir ruhsat yoktur.
Nafile olarak başlanmış bir oruç bu sebeple bozulmuşsa, sonradan kaza edilmesi gerekir. Bu kaza artık vacip hükmünde olduğu için, kaza ederken “farz olan orucu tutuyorum” denir ve artık benzer gerekçelerle bozulmaz.
Özetle; farz oruçlar mücbir sebep olmadıkça bozulmaması gereken oruçlardır, nafile oruçlar ise hatır ve gönül için bozulabilen oruçlardır. Mesela nafile bir oruca niyet etmişken, insanların yaptığı hayırlı bir hizmete katılmak gerekiyorsa, kişi orucunu bozup o hizmete iştirak edebilir. Farz oruçlarda ise böyle bir durum söz konusu değildir.
Ayrıca nafile oruçlarda niyet, kaba kuşluk vaktine kadar yapılabilir. Nitekim Efendimiz ﷺ sabah namazından sonra evine gelip, “Yiyecek bir şey var mı?” diye sorar; olmadığını öğrenince, “O hâlde bugün oruç tutalım” buyurmuştur. Buna binaen kişi sabah kalkıp bir şey yememişse ve hâlâ yememiş durumdaysa, günün ilerleyen saatlerinde nafile oruca niyet edebilir.
Özellikle kış aylarında günler kısa olduğu için, akşam erken olur; iftarla akşam yemeği bir arada yapılır. Allah kabul etsin.











YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!