Müslüman Restoran Sahibi, Fransız Öğrencilere Ücretsiz Yemek Veriyor

Fas asıllı Brahim Bourika, Kovid-19 salgını nedeniyle zor durumda kalan ve erzak yardımı kuyruğuna giren öğrencilerin durumundan etkilendi. Restoran sahibi Bourika, "Bu restoranı açtığımda kimseyi aç bırakmayacağıma dair Allah'a söz verdim." dedi.

Fransa'nın Yvelines kentinin Mantes-la-Jolie beldesinde yaşayan Fas asıllı Brahim Bourika yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle zor durumda kalan öğrencilere restoranında ücretsiz yemek imkanı sunuyor.

Başkent Paris’te çeşitli derneklerin erzak yardımından yararlanmak için uzun kuyruklar oluşturan öğrencilerin halinden etkilenen Bourika, Paris'e 50 kilometre mesafedeki "Etoile de Fes" ismini verdiği restoranını öğrencilerin hizmetine ücretsiz olarak sunmaya karar verdi.

Fransa yönetiminin "ayrılıkçı" yasa tasarısıyla birlikte Müslümanlara ait ibadet yeri, dernek, kuruluş ile iş yerlerine denetim ve baskıları artırdığı bir dönemde Bourika, hükümetten yeterli desteği almayan öğrencilere yardım ederek örnek bir Müslüman profili sergiliyor.

"Fransa için çalışan öğrenciler açlıktan ölüme terk ediliyor"

28 yaşındaki genç restoran sahibi, 2007 yılına kadar babasının sandviç dükkanında çalıştığını, 4 yıl önce oradan ayrılarak kendi iş yerini açtığını söyledi.

Evli ve 2 çocuğu olduğunu belirten Bourika, "Bu restoranı açtığımda kimseyi aç bırakmayacağıma dair Allah'a söz verdim." diyerek parası olmayan herkese restoranının kapısının açık olduğunun altını çizdi.

Bourika, İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in "Yeryüzündeki insanlara merhamet edin ta ki Allah da size merhamet etsin" hadisi şerifini kendisine rehber ettiğini ifade etti.

Fransa'da yiyecek bir şeyleri olmadığı için intihar eden ve erzak kuyruğuna giren öğrencilere ilişkin haberlerin kendisine çok dokunduğundan bahseden Bourika, "Fransa güya dünyanın 6'ncı büyük ekonomisi. Böyle bir ülkede öğrencilerin böyle bir endişesinin olmaması gerekiyor. Fransa için çalışan öğrenciler açlıktan ölüme terk ediliyor. Bu normal değil." dedi.

Bourika, teklifi ilk önce Twitter’dan duyurduğunu ardından yerel bir gazeteye verdiği röportajın sosyal medyada yayılması üzerine paylaşımının kısa süre içerisinde duyulmaya başladığını aktardı.

Bourika, restoranında öğrenciler başta olmak üzere ihtiyaç sahiplerine ücretsiz yemek verdiğinin duyulması üzerine gazeteci, televizyoncu, sanatçılar dahil birçok kişiden destek mesajı aldığı iletti.

"Gelenler Müslüman mı, Hristiyan mı bakmıyoruz"

Brahim Bourika, yardımda bulunmanın inancının gereği ve aynı zamanda Fransa’nın ambleminde yazan "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" sloganıyla tutarlı olduğunu ifade etti.

"Buna kendi öz irademle karar verdim, herkes gözümde eşit, yani yemek verdiğinde gelenlerin Müslüman mı, Hıristiyan mı, siyahi mi, Çinli mi ya da başka biri mi olduğuna bakmıyoruz. Herkese kapımızı açık tutuyoruz." diyen Bourika, her geçen gün daha fazla öğrencinin restoranına gelmeye başlamasının mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Bourika, bu kararı nedeniyle kimseden bir beklentisinin olmadığını, birkaç kişinin yapacağı duanın onu mutlu etmeye yeteceğini dile getirdi.

"Fransa’ya düşman değiliz, Fransa yönetimi de bizi düşman olarak görmesin"

Fransa'nın birçok şehrinden ve Belçika, Almanya, Kanada ve memleketi Fas dahil birçok ülkeden insanların kendisini tebrik etmek ve destek vermek için aradığını söyleyen Bourika, para göndermek için hesap bilgilerini paylaşmasını isteyenlerin olduğunu ancak yaptığı yardımın yanlış anlaşılmaması ve maksadının dışına çıkmaması için buna yanaşmadığını aktardı.

Bourika, Hristiyan ve Yahudilerin de kendisini aradığını, maddi destek teklif ettiklerini, bunun kendisini mutlu ettiğini belirterek bu yardımı Allah için yaptığını vurguladı.

"Eğer Müslüman isen İslamiyet zaten sana yardımlaşma ve kaynaşmayı emrediyor. Yardım yapmak mecburiyetindesin, Burası bizim de ülkemiz, Fransa için fedakarlık yapıyoruz. Fransa’da Müslümanlar televizyonlarda olumsuz gösterildiği gibi değil." diyen Bourika, vergisini ödemeye özen gösterdiğini ifade etti.

Fransa’da son zamanlarda Müslümanların ayrılıkçı olmakla itham edildiğini hatırlatan Bourika şunları dile getirdi:

"Ayrılıkçı değiliz, Fransa’ya düşman değiliz, Fransa yönetimi de bizi düşman olarak görmesin. Böyle bir safsatayı neye dayanarak kullandılar bilemiyorum doğrusu. İslam ayrılıkçılık dini değil, Müslümanlar da ayrılıkçı değil. Biz devletimizden ayrılmak istemiyoruz, yeni bir devlet kurma derdimiz yok. Koca bir yalan."

"Güzel bir şekilde örnek olmaya devam edeceğiz"

Bourika, Fransa'da bazı kesimlerin banliyölerde yaşayanlara yönelik suça ön yargılara sahip olduğunu bunun doğru olmadığını ifade etti.

Brahim Bourika "Kuzey Afrikalı, Müslüman, sakallı bir genç, Elhamdülillah, güzel bir şekilde örnek olmaya devam edeceğiz. Televizyona bile çıktık. Ve bu umarım bu mesaj dünyanın her yerine ulaşır." dedi.

Arayanlardan bazılarının kedisine "Müslüman mısınız?" diye sorduğunu anlatan Bourika, bu kişilere İslam'ın televizyonlarda anlatıldığı gibi olmadığını söylediğini, araştırmaları tavsiyesinde bulunduğunu belirterek Müslümanların bölen topluluk değil, birleştiren insanlar olduğunun altını çizdi.

Bourika, Fransa yönetiminden kimsenin kendisiyle iletişime geçmediğini sadece yaşadığı kentin belediye başkanından tebrik telefonu aldığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.