Mimar Sinan’ın Hatırası Beş Asırdır Ayakta

Mimar Sinan’ın Bosna Hersek’teki yegane eseri olan Sokullu Mehmet Paşa ya da diğer adıyla Drina Köprüsü inşa edilişinin üzerinden beş asra yakın bir süre geçmesine rağmen bugün de dimdik ayakta.

Dünya genelinde birçok farklı bölgede camiler, köprüler, kervansaraylar inşa eden Mimar Sinan’ın Bosna Hersek’teki yegane eseri Sokullu Mehmet Paşa ya da diğer adıyla Drina Köprüsü bugün de tüm ihtişamıyla ayakta durmaya devam ediyor.

Ülkenin doğusundaki Visegrad şehrinde Osmanlı tarihinin en önemli sadrazamlarından Sokullu Mehmet Paşa tarafından 1571-1577 yılları arasında Drina Nehri üzerine yaptırılan bu mihraplı köprü, Mimar Sinan’ın Balkanlardaki en önemli mühürlerinden biri.

[caption id="attachment_137052" align="alignnone" width="650"] Mimar Sinan'ın eseri, Sokollu Mehmet Paşa Köprüsü (Drina Köprüsü)[/caption]

Yapılışının üzerinden beş asra yakın bir zaman geçmesine rağmen dimdik ayakta kalmayı başaran tarihi köprü, Bosna Hersekli yazar İvo Andric’e Nobel ödülü kazandıran “Drina Köprüsü” isimli romana da adını verdi.

Bosna Hersek’in en önemli tarihi yapılarının başında gelen Drina Köprüsü ve Mimar Sinan hakkında konuşan Bosna Hersekli tarihçi Esmer Drkenda, Mimar Sinan’ın Osmanlı’nın ve hatta dünyanın en önemli mimarlarından biri olduğunu belirterek “Boşnaklar ise Mimar Sinan’ın Drina Köprüsü ile tanıdı.” dedi.

Köprünün Osmanlı ve Boşnak halkını birbirine bağladığını vurgulayan Drkenda, “Mimar Sinan, Drina Köprüsü ile Boşnakların o dönemde hacca gitmesine de olanak sağlamış, aynı zamanda ticaret yollarına ulaşımı kolay hale getirmiştir.” diye konuştu.

Drkenda, Visegrad’ın 1896 yılında sular altına kaldığını ve köprünün de bu taşkından etkilendiğini anımsatarak 1911 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğunca restore edilen köprünün İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kez daha hasar gördüğünü anlattı.

Mimar Sinan’ın dünya genelinde yüzlerce eserde imzası bulunduğunu kaydeden Drkenda, “Bosna Hersek’teki Mostar Köprüsü de Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrettin tarafından inşa edildi. Bu köprüler gönülleri bağlayan köprülerdir. Bizler de bunu korumak zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

Drkenda, Mimar Sinan’ın Boşnaklar için de büyük bir deha olduğunu söyleyerek bugün dahi mimarların Sinan’dan etkilendiğini ifade etti.

ULAŞIMDAN EDEBİYATA DRİNA KÖPRÜSÜ

Osmanlı’nın üç padişahına sadrazamlık yapan Sokullu Mehmet Paşa’nın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa edilen Drina Köprüsü, o dönemde Bosna vilayeti ile başkent İstanbul arasındaki anayol üzerine inşa edilmiş, etrafındaki köy ve şehirlerin gelişmesinde önemli rol oynamıştı.

Sokullu Mehmet Paşa, memleketi olan Visegrad’da köprünün yanı sıra han, hamam, imaret, cami ve dükkan gibi eserler yaptırsa da bugüne ulaşan tek mirası bu köprü oldu.

Bölgedeki farklı etnik gruplar arasındaki ilişkinin son 350 yılını, köprünün tanıklığıyla anlatan yazar İvo Andric’e Nobel ödülü kazandıran “Drina Köprüsü” isimli roman, köprüye uluslararası ün kazandırdı.

ZAMAN KÖPRÜDE BÜYÜK HASARLAR OLUŞTURDU

Yaklaşık 120 metre uzunluğundaki 11 gözlü ve mihraplı köprü, zaman içinde meydana gelen taşkınlar ve İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan tahribatlar nedeniyle büyük zararlar gördü. Drina Köprüsü, 1949 ve 1960 yıllarında detaylı restorasyondan geçirilmiş ve savaşlar sırasında tahrip edilen kısımları Yugoslavya tarafından onarılmıştı.

1966 yılında köprünün mansap bölgesinde, 1989 yılında ise köprünün memba kısmında yapılan iki hidroelektrik santral, köprünün üzerinde bulunduğu nehrin taban rejiminin değişmesine ve köprü temellerinde ciddi hasarlar meydana gelmesine sebep olmuştu. Baraj göllerinin köprü civarındaki su yüksekliğini artırması, köprünün estetik güzelliğini kaybetmesine yol açmış, bu sorunları aşmak ve köprünün rampasını yeniden inşa etmek amacıyla 1992 yılında başlayan çalışmalar ise Bosna Hersek’teki savaş nedeniyle bitirilemedi.

[caption id="attachment_137053" align="alignnone" width="650"] Drina Köprüsü beş asırdır ayakta[/caption]

Drina Köprüsü, 1992-1995 yıllarında yaşanan Bosna Savaşı’nda herhangi bir saldırıya maruz kalmadı ancak araç trafiğinin yasaklandığı 2003 yılına kadar yoğun yüklenmeler nedeniyle büyük hasar gördü.

Köprüdeki hasarların giderilmesi için başlatılan ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları 15 Mayıs 2016’da tamamlandı. TİKA’nın Balkanlardaki en büyük restorasyon projelerinden olan bu proje ile Bosna Hersek’teki ortak kültürel miras koruma altına alınarak köprünün gelecek nesillere aktarılmasına da imkan sağlandı.

GÖRENLERİ KENDİNE HAYRAN BIRAKIYOR

Dünyanın dört bir tarafında birçok esere imzasını atan Mimar Sinan’ın Bosna Hersek’te yaptığı Drina Köprüsü, bugün de aynı ihtişamıyla görenleri kendine hayran bırakıyor.

UNESCO tarafından 2007 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınan köprü, aynı zamanda bu listede yer alan altı tarihi köprüden biri.

Balkanlar başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında Bosna Hersek’e gelen turistler de Visegrad şehrine uğrayarak Mimar Sinan’ın Bosna Hersek’teki ölümsüz eseri Drina Köprüsü’nü yakından görme fırsatı buluyor.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.