Mevsimlik İşçi Çocuklarına Çadırda Kur’an Eğitimi

Amasya İl Müftülüğü, mevsimlik işçi çocuklarına yönelik çadırda Kur’an kursu açtı.

Amasya İl Müftülüğü, mevsimlik işçi olarak çalışan ailelerin çocuklarını Kur’an’la buluşturdu.

İl Müftülüğünce Büyük Kızılca Köyü’nde açılan Çadırkent Kur’an Kursu’nda çocuklar, Kur’an’ı Kerim öğrenerek, temel dini bilgiler eğitimi alıyor.

 - Amasya’da bir ilk

Çocukların Kur’an öğrenme sevincine ortak olan İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, önemli olan çocukların yetiştirilmesi olduğunu vurgulayarak “Büyük Kızılca Köyü sınırları içerisinde yapılan Çadırkent Kur’an Kursu  Amasya’da bir ilktir. Bu proje bundan sonraki yıllarda da ilimize mevsimlik işçi olarak gelen kardeşlerimizin bulunduğu yerlerde de uygulanacaktır. Biz 83 milyonla bir Türkiye’yiz ve büyük bir aileyiz. Bu ailelerin çocukları da bizlerin evlatları. Peygamberimiz de (s.a.v.) çocukların taleplerine saygı duyar, onlara değer verir, hak ve adalet duyguları içinde yetiştirilmelerine de büyük önem verirdi. Çocuklara her şart ve ortamda değer veren Efendimizin (s.a.v.) ümmeti olarak kendi imkanları ile kurs alamayan çocuklarımıza hizmeti biz götürmeliyiz ve onların yanlarında olmalıyız. Ziyaretlerimizde Çadırkentte yaşayan kardeşlerimizin ve yöre halkının bu çalışmaya karşı verdikleri olumlu tepkiler bizleri de mutlu etmektedir. Ben Çadırkent Kur’an Kursu’nun açılmasına katkı sağlayan Valimiz Mustafa Masatlı’ya, Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve Büyük Kızılca Köyü halkına teşekkür ederim.” dedi.

Yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmede bulunan Kur’an kursu öğreticileri ise burada bulunan halkın açılan Kur’an kursu’ndan çok memnun kaldıklarını, kursa gelen çocukların “Siz bu kursu açmadan önce buradan gitmek istiyorduk, bu kurs açıldıktan sonra gitmek istemiyoruz.” dediklerini belirttiler.

Kur’an Kursu’nun açılmasında emeği geçen herkese teşekkür eden Büyük Kızılca Köyü Muhtarı Osman Türkmen, “İlimizin tarımına katkı sağlamak için köyümüze gelen kardeşlerimizin çocukları için yapılan bu hizmet yöre halkımız tarafından da olumlu karşılanmakta ve desteklenmektedir.” dedi.

Çadırkentte yaşayan aileler de “Yıllardan beri buralara çalışmak için geliyoruz. İlk defa böyle bir hizmetle karşılaşıyoruz. Çocuklarımızın dini eğitimden uzak kalmayacakları için çok memnunuz. Bizlere bu hizmeti sunan devletimize, valimize, müftülüğümüze ve muhtarımıza teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandılar.

Çocuklara çeşitli ikramların yapıldığı ziyarette İl Müftü yardımcısı Yılmaz Özbakır da hazır bulundu.

Kaynak: Diyanet Haber

KURAN ÖGRENİYORUM

Kuran Öğreniyorum

3 GÜNDE KUR'ÂN ÖGRENMEK İSTER MİSİN?

3 Günde Kur'ân Öğrenmek İster misin?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.