Mescid-i Nebevî’nin Yeri Nasıl Tespit Edildi?

Mescid-i nebevî’nin yeri nasıl tespit edildi? Eskiden orada ne vardı? Peygamberimizin (s.a.v) Mescid-İ Nebevî’nin yeri tespit edişi ve dünyanın en kıymetli kerpiçleri...

Mescid-i nebevî’nin yeri nasıl tespit edildi? Eskiden orada ne vardı? İşte bu soruların cevabını bize Urve bin Zübeyr (r.a) veriyor:

Hicret esnâsında Rasûlullah (s.a.v) Kuba köyüne gelmiş, bir müddet orada kalmışlardı. Vakit tamam olunca bineklerine bindiler. İnsanlar yanında yürüyorlardı. Medine’ye vardıklarında devesi, (bugünkü) Mescidü’r-Rasûl’ün olduğu yerin yanına çöktü. O zamanlar Müslümanlardan bir grup orada namaz kılıyorlardı. Burası, daha evvel Es’ad bin Zürâre’nin himâyesinde bulunan Sü­heyl ve Sehl isimli iki yetîm çocuğa âid hurma kurutma yeriydi. Devesi oraya çökünce Allah Rasûlü (s.a.v):

“‒Burası inşâallah bizim menzilimiz!” bu­yurdular.

Rasûlullah (s.a.v), bu iki genci davet edip, burayı mescid yapmak için kendisine satmalarını istediler. Gençler:

“‒Hayır, burayı Size karşılıksız veriyoruz ey Allah’ın Rasûlü!” dediler.

Allah Rasûlü (s.a.v), onlardan hibe olarak almayı kabul etmediler, ücretini ödeyerek satın aldılar. Sonra oraya mescid bina ettiler.

DÜNYANIN EN KIYMETLİ KERPİÇLERİ

Mes­cid’in inşâsı esnâsında Rasûlullah Efendimiz de ashâbıyla birlikte kerpiç taşımaya başladılar. Kerpiç taşırken şu beyitleri okuyorlardı:

Taşıdığımız bu yük, Hayber’den getirilen dünyevî yükler gibi değildir

Ey Rabbimiz bu yük daha hayırlı ve daha temizdir.

Şunları da söylüyorlardı:

Ey Rabbim, asıl mükâfat âhiret mükâfatıdır

Ensâr’a ve Muhâcirler’e merhamet eyle!

Rasûlullah (s.a.v), müslümanlardan ismi bana verilmeyen bir kişinin şiirini okuyorlardı.”

Hadîsin râvîsi İbn-i Şihâb ez-Zührî (r.a) şöyle der:

“Hadislerde, Allah Rasûlü’nün bu beyitten başka tam olarak okuduğu başka bir beyit bize ulaş­madı.” (Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 45)

Rasûl-i Ekrem Efendimiz Mescid’in arsasını Hz. Ebû Bekir’in malıyla satın alarak onu da bu muazzam sadaka-i cariyeden nasiplendirdiler.[1]

Dipnot:

[1] İbn Saʻd, Ebû Abdillah Muhammed b. Saʻd b. Menîʻ el-Hâşimî bi’l-velâ el-Basrî el-Bağdâdî (v. 230), et-Tabakâtü’l-kübrâ (I-VIII), thk. İhsan Abbas, Beyrut: Dâru Sâdır, 1968, I, 239; Belâzurî, Ahmed b. Yahyâ b. Câbir b. Dâvud (v. 279/892-93), Fütûhu’l-büldân, Beyrut: Dâru’l-Hilâl, 1988, s. 16; İbn Seyyidinnâs, Ebü’l-Feth Fethuddîn Muhammed b. Muhammed b. Muhammed el-Ya‘merî (v. 734/1334), Uyûnü’l-eser fî fünûni’l-meğâzî ve’ş-şemâil ve’s-siyer (I-II), taʻlîk: İbrahim Muhammed Ramazan, Beyrut: Dâru’l-Kalem, 1414, I, 225; Halebî, Ebü’l-Ferec Nûrüddîn Alî b. Burhâniddîn İbrâhîm b. Ahmed (v. 1044/1635), İnsânü’l-uyûn fî sîrati’l-emîni’l-me’mûn (I-III), Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1427, II, 89; Fayda, “Ebû Bekir” mad., DİA, X, 103.

Kaynak: Dr. Murat Kaya, Mescid-i Nebevi'den 111 Hatıra, Erkam Yayınları

MESCİD-İ NEBEVİ'DEN 111 HATIRA

Mescid-i Nebevi'den 111 Hatıra

MESCİD-İ NEBİ TARİHİ

Mescid-i Nebi Tarihi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.