Meleklerin Özellikleri Nedir?

Meleklerin özellikleri nelerdir?

Melekler, duyu organlarıyla algılanamayan, gözle görülmeyen, iradeleri sadece hayra ve iyiliğe doğru işleyen ve dolayısıyla Allah’a kulluk eden ve günah işlemeyen varlıklardır. Melekler yemeye ve içmeye ihtiyaç duymazlar. Melekler fizik ötesi âleme ait varlıklar olduğundan onların özellikleri akılla da tam olarak anlaşılamaz. Onlar hakkında bilgi kaynağımız vahiy ve Allah Resulü’nden bize kadar ulaşan sahih hadislerdir. Bir diğer ifadeyle bu konudaki bilgi kaynağımız nakildir. Melek inancı konusunda bu kaynaklarda bulunan bilgilerle yetinilmesi gerekir. Melekler konusunda ayet ve hadislerin verdiği bilgilerin dışında fikir yürüterek bir bilgiye ulaşmak da mümkün değildir.

Meleklerin gözle görülmemesi ve duyu organlarıyla algılanamaması, inkâr edilmeleri için bir gerekçe olamaz. Aynı şekilde akla ve pozitif bilimlere dayanılarak, meleklerin var veya yok olduklarına dair kesin deliller ileri sürmek de mümkün değildir. Çünkü melekler, gözlem ve deneye dayanan pozitif bilimlerin konusu dışında kalan fizik ötesi varlıklardır. Bu durumda konuyla ilgili kesin bilgi veren, manası apaçık ayetler ve hadisler bu husustaki tek bilgi kaynağıdır.

Meleklerin neyden yaratıldıkları konusunda Kur’an’da bir bilgi verilmemiştir. Fakat Peygamber Efendimiz : “Melekler nurdan, cinler yalın ateşten, Adem ise (topraktan) yaratıldı.”[1] buyurarak, meleklerin nurdan yaratıldığını haber vermiştir.

İlgili ayetlerden anlaşıldığına göre melekler, insanlardan önce yaratılmışlardır. Zira, Allah Teâlâ, insanı yaratacağını ve onu yeryüzünde halife (kendisini temsil eden bir varlık) yapacağını meleklere haber vermişti.  Melkelerin “ ... Biz seni hamdinle tesbih ve takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek, insanı mı halife kılıyorsun? ...” diye sormaları üzerine , ”Sizin bilemeyeceğinizi şüphesiz ben bilirim..”[2] buyurmuştur.

Melekleri diğer varlıklardan ayıran bir takım özellikler vardır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  1. Melekler nurdan yaratılmış, nûrânî ve rûhânî varlıklardır

Yemek, içmek, erkeklik, dişilik, evlenmek, uyumak, yorulmak, usanmak, gençlik, ihtiyarlık gibi insana ait fiil ve özelliklerden uzaktırlar.

İradeleri sadece hayra ve iyiliğe yöneldiğinden nefsâni istekleri de yoktur. Dolayısıyla iştah, şehvet ve hırs gibi duyguları da bulunmaz.

 Melekler kibirlenmezler, yorulmazlar, usanmazlar:

“... O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar. Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz (Allah’ı) tesbih ederler”[3]

“Onlar Rahman’ın kulları olan melekleri dişi kabul ettiler. Acaba meleklerin yaratılışını mı görmüşler, onların bu şahitlikleri yazılacak ve sorguya çekileceklerdir.”[4]

  1. Melekler Allah’a isyan etmezler

Melekler Allah’ın emrinden çıkmaz, asla günah işlemez, hangi iş için yaratılmışlar ise o işi yaparlar. Sürekli Allah’a itaat ve kullukla meşgul olurlar.

“Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emredilirse onu yaparlar.”[5]

  1. Melekler devamlı Allah’a ibadet ederler

Kur’an’da meleklerin devamlı Allah’a ibadet ettiklerini, O’nu tesbih ettiklerini ve O’nu zikrettiklerini bildiren ayetlerden birinde şöyle buyrulmaktadır:

“Meleklerin, Arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile tesbîh ettiklerini görürsün”[6]

  1. Melekler kanatlı, son derece süratli ve güçlü varlıklardır

 “Gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer üçer ve dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a hamdolsun. O, yaratmada dilediği artırmayı yapar. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.”[7]

Her mü’min meleklerin kanatları olduğuna inanır. Fakat bu kanatların nasıl olduğunu biz bilemeyiz. Meleklerin nûrânî varlıklar olduğu göz önünde tutulursa, bunları kuş ve uçak kanatları gibi maddi nitelemelere konu etmenin doğru olmayacağı ortadadır. Kanatların mahiyetini ancak Allah ve melekleri gören peygamberler bilebilirler. Meleklerin kanatlarının fazlalığı, onların güç ve sürat yönünden derecelerini, Allah katında değerlerini gösterdiği şeklinde anlaşılmıştır.

Bir ayette “O gün Rabbinin arşını, onların üstünde bulunan sekiz melek yüklenir.”[8] buyrulmuştur. Arş, Allah’ın yarattığı en büyük varlığı ifade ettiğine ve bunu kıyamet gününde sekiz melek taşıyabileceğine göre, bu ayetten son derece güçlü ve kuvvetli varlıklar olduğu anlaşılmaktadır.

Melekler çok kısa zamanda, çok uzun mesafelere gidebilirler. Fakat onların gelip gitmesi, inmesi çıkması, insanlarınkine benzetilemez. Bir saniyede gökten yıldırımlar indiren Allah, onlara da dilediği zaman bütün yerleri ve gökleri dolaştırabilir. Bir ayette “Melekler ve ruhlar oraya, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar”[9] buyrularak, onların ne derece süratli oldukları haber verilmektedir.

  1. Melekler Allah’ın emir ve izni ile çeşitli şekil ve kılığa bürünebilirler

Cebrail aleyhisselâm, bazen Hz.peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem ashabdan Dıhye şeklinde görülmüş, bazen de kimsenin tanımadığı bir insan şeklinde gelmiştir. Yine Kur’an’da anlatıldığı üzere Cebrail (a.s.), Hz.Meryem’e bir insan şeklinde görülmüştür.[10]  Meleklerden bir grup Hz.İbrahim’e bir oğlu olacağı müjdesini getiren insanlar şeklinde gelmiştir. O da onları misafir zannederek, kendilerine yemek hazırlamış, fakat yemediklerini görünce korkmuş, sonra da melek olduklarını anlamıştır.[11] Bu ayetten meleklerin yiyip içmedikleri, sonucu da çıkmaktadır.

  1. Melekler gözle görülmezler

Onların görülmemeleri, yok olduklarından değil, insan gözünün onları görebilecek kabiliyet ve kapasitede yaratılmamış olmasındandır. Eğer Yüce Allah insan gözünü onları görebilecek yetenekte yaratsaydı görülebilirlerdi. Melekler peygamberler tarafından asıl şekilleriyle görülmüşlerdir. Asıl şekillerinden çıkıp, bir başka maddi şekle, mesela insan şekline girmeleri durumunda diğer insanlarca görülmeleri mümkün olur. Cibril hadisi diye bilinen, iman, İslam ve ihsan kavramlarının tanımlarının yapıldığı hadiste belirtildiği gibi, Cebrail aleyhisselâm ashab tarafından insan şeklinde görülmüştür.[12]

      Meleklerin gözle görülmeyişleri onları inkar etmeyi gerektirmez. Melekler de ruhumuz ve aklımız gibi gözle görülmeyen varlıklardır. Peygamberler onları görmüşler, Cebrail aracılığıyla Allah’tan emir almışlardır. Kur’an da Peygamberimize böyle gelmiştir. Kur’an-ı Kerim ve hadisler meleklerin varlığını kesin bir biçimde ortaya koymaktadır.

Dipnot:

[1] Müslim, Zühd, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV. 168.

[2] Bakara sûresi, 30. ayet

[3] Enbiyâ sûresi, 19-20. ayet

[4] Zuhruf sûresi, 19. ayet. Ayrıca bk, Saffat sûresi, 149 vd, Necm sûresi, 27-28. ayetler

[5] Nahl sûresi, 50. ayet. Ayrıca bk. Enbiyâ sûresi, 26- 28; Tahrim sûresi, 6. ayet 

[6] Zümer sûresi, 75. ayet

[7] Fâtır sûresi, 1. ayet

[8] Hâkka sûresi, 17. ayet

[9] Meâric sûresi, 4. ayet

[10] Meryem sûresi, 6-17. ayetler

[11] Hûd sûresi, 69-70. ayetler

[12] Bk. Buhârî, İman, 37; Müslim, İman, 1;Ebû Davud, Sünnet 15.

MELEK GİBİ YÜZLER VAR

Melek Gibi Yüzler Var

İSLAM'DA MELEKLERE İMAN

İslam'da Meleklere İman

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.