Lübnan'da Osmanlı İzleri Bir Bir Siliniyor

Lübnan'ın Trablus kentindeki Osmanlı binaları ardı ardına yıkılıyor. Şehirde, üzerinde ay-yıldız bulunan az sayıdaki binalar da yıkılma tehdidi altında. Onlar da yok edilirse, Osmanlı bu kentte hiç yaşamamış gibi olacak.

Osmanlı tarihinde iki Trablus bulunuyordu. Biri Trablusgarp, diğeri ise Trablusşam. Trablusgarp, bugünkü Libya sınırları içindeyken, Trablusşam ise bugün Lübnan'da bulunuyor. Lübnan'daki Trablusşam ziyaret edenler için bir Halep, bir Bosna kadar Osmanlı.

Kuzey Haber Ajansı'nın haberine göre Beyrut'un aksine, yıkımlara rağmen 400 yıllık ortak geçmişi sokaklarında muhafaza ediyor hala. Ay-yıldızlı binaları ve saat kulesiyle yüzyılların şahidi. Ona özel ilgi gösteren 2. Abdülhamid'in inşa ettirdiği meydan bugün de Abdülhamid Meydanı olarak biliniyor.

trablus1

ŞEHİR YENİ BİR ÇEHRE KAZANMIŞTI

Trablus Tarihi Eserleri Koruma Komitesi Başkanı Halid Tedmuri, Abdülhamid Meydanı'nın şehre yeni bir çehre kazandırmak için tasarlandığını ifade etti. Tedmuri, meydanın tarihi ile alakalı şunları söyledi:

“Tarihi şehrimize yeni bir çehre kazandırmak için bu meydan sıfırdan tasarlandı ve burada ilk olarak bir hükümet konağı inşa edildi ve çevresinde bu meydan gelişti.

Bütün idari binalar, eğitim binaları, posta-telgraf binası, hepsi burada, bu çevrede inşa edildi. Belediye binası, Rüştiye Mektebi, Sultaniye Mektebi gibi.

Ardından da bu mahalle daha kültürel bir kimlik kazanarak, şehrin ilk tiyatrosu inşa edildi. Ardından da turistler ve gelen tüccarları kabul etmek için bir sürü otel de inşa edildi. Sonra da bankalar inşa edildi. Onlardan biri de Osmanlı Bankasıydı.”

iz

OSMANLI BİNALARI TEKER TEKER YIKILIYOR

Ancak bu tablo hızla değişiyor. Osmanlı'dan kalan binalar teker teker yıkılıyor. Hükümet konağıyla başlayan yıkım furyası, tiyatro ve okul binalarıyla devam etti. Bazıları da satın alındı ve yıkılmayı bekliyor. Bakımsızlık bir başka tehdit olarak öne çıkıyor. Yıkımlarla şehirdeki Osmanlı izleri birer birer siliniyor.

Halid Tedmuri bir kaç sene önce yıkılan tiyatro binası ile ilgili şu ifadeleri kullandı: Şu an boş olan alanda daha 4 sene öncesine kadar İnci Tiyatrosu yer alırdı. O da çok önemli bir binaydı. Lübnan'ın ilk ve tek opera binasıydı. Maalesef bunu, bir milletvekili satın alarak kanunsuzca yıktı.

Şu an yanındaki şehrin ilk oteli de tehlike altında. Onu da yıkmak istiyorlar ve hemen yanındaki betonarme binanın yerinde ise 70'li yıllarda Rüştiye Mektebi yer alırdı. 2. Abdülhamid Han'ın buraya inşa ettirdiği ilk resmi okul. Ama maalesef yerini şu anda böyle bir kötü bina aldı. Bu meydan 50 sene içinde bütün kimliğini değiştirmiş.”

trablus

OSMANLI HİÇ YAŞAMAMIŞ GİBİ OLACAK

Şehirdeki değişim fotoğraflarda kendini daha iyi gösteriyor. Birkaç yıl öncesinin fotoğraf karelerinde gözüken binaların büyük bölümü artık yok. Kalanların yıkılmasıyla birlikte Osmanlı hiç yaşamamış gibi olacak bu kentte.

Bir zamanlar Osmanlı binaları ile dolu olan bir sokaktaki binaların hepsi yıkılıp yerine yenileri yapıldı. Eğer sahip çıkılmazsa kalan binaların da kaderi bunlar gibi olacak. Yani yerine yeni betonarme binalar yapılacak.

Kaynak: dunyabulteni.net

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.