Kulu Kurtaracak Olan En Üstün Vesileler

İstikâmet sahibi olabilmek için neler yapmalıyız? Bir kulu neler kurtarır? Hz. Ali’ye (r.a.) göre bir mümini kurtaracak olan en üstün vesileler şunlardır...

Hz. Ali radıyallahu anh buyurur:

Allâh’a muhalefetten sakınınız! Kulu kurtaracak olan en üstün vesileler;

  • Îman,
  • Allah yolunda cihad,
  • İnsanın tabiatında mevcut olan samimiyet,
  • Dînin direği olan namazı kılmak,
  • Allâh’ın farz kıldığı zekâtı vermek,
  • Allâh’ın azâbına kalkan olan Ramazan orucunu tutmak,
  • Fakirliği gideren ve günahları döken haccı îfâ etmek,
  • Serveti bollaştıran, ömrü uzatan ve dostların sevgisini kazandıran akrabayı ziyaret etmek,
  • Hataları silen, Allâh’ın gazabına mânî olan, gizli verilen sadaka ve fena bir şekilde zuhûr edecek ölüme engel olan ve korkudan koruyan hayır ve hasenattır.
  • Allâh’ı devamlı zikrediniz. Çünkü zikirlerin en güzeli Allâh’ı zikretmektir. Müttakîlere va‘dedilenleri isteyiniz. Çünkü Allâh’ın va‘di, vaadlerin en doğrusudur.
  • Peygamberimiz’in yolundan gidiniz. Çünkü o, yolların en efdalidir. O’nun sünnetlerine uyun! Çünkü O’nun sünnetleri yolların en şereflisidir.
  • Allâh’ın kitâbını öğreniniz! Çünkü Allâh’ın kitâbı sözlerin
    en değerlisidir.
  • Dîni iyi anlayın! Çünkü dîni iyi anlamak kalpleri parlatır.
  • Kur’ân’ın nûrundan şifâ isteyin. Çünkü o, gönüllerdeki marazlara şifâdır. Kur’ân’ı hakkına riâyet ederek okuyunuz! Çünkü en güzel haberler ondadır. Kur’ân okunduğu zaman dinleyiniz! Konuşmayınız! Umulur ki Allah size merhamet eder. Kur’ân vasıtasıyla doğru yolu bulduğunuzda öğrendiklerinizle hidâyette dâim olasınız.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hidayet Rehberleri, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

HZ. ALİ'NİN (R.A.) DUALARI

Hz. Ali'nin (r.a.) Duaları

HZ. ALİ’NİN (R.A.) SÖZLERİ

Hz. Ali’nin (r.a.) Sözleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.