Köy Köy Gezip Engelli ve Yatalakları Tıraş Ediyor

Van'da berberlik yapan Selçuk Yay, engelli ve yatalak hastaların evlerine giderek saç ve sakal tıraşını yapıyor, ihtiyacı olanlara ayarlanabilir yatak temin ediyor.

Van'ın Muradiye ilçesinde Genç Adımlar Derneği Başkanı Selçuk Yay, engelli ve yatalak hastaların evlerine giderek saç ve sakal tıraşlarını yapıyor, ihtiyacı olanlara ayarlanabilir yatak temin ediyor.

İlçe merkezinde yaşayan berber Yay, yaklaşık 3 aydır kendi aracıyla en ücra köylere giderek engelli ve yatalak hastaların saç ve sakal tıraşlarını yapıyor.

Bu kişilerle yakından ilgilenerek sohbet eden Yay, ihtiyaç sahibi hastalara da hayırseverler aracılığıyla ayarlanabilir yatak hediye ediyor.

Yay, gazetecilere yaptığı açıklamada, engelli ve yatalak hastaları haftada bir kez ziyaret ettiklerini söyledi.

Bir anlamda "evde kuaför hizmeti" verdiklerini belirten Yay, "Dernek olarak ilçemizde tüm engelli ve yaşlılarımıza elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz. Şimdi de kişisel bakım ihtiyacı olan, hastanede yatan ya da evlerinden dışarı çıkamayan yaşlılarımız ve engelli kardeşlerimize kuaför hizmetini ulaştırıp hayır dualarını alıyoruz." dedi.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) bulunan 63 yaşındaki Nezir Çelik'i Beydağı köyündeki evinde ziyaret eden Yay, "Bu hastamız yeni evine gelmiş, eşine ait oksijen tüpünü kullanıyor. Bunu da yeni öğrendik. Bu hastamıza da bir tüp ve bir elektrikli oksijen cihazı getireceğiz. Daha rahat etmesi için ayarlanabilir yatak temin edeceğiz. Yani sadece saç sakal değil, diğer ihtiyaçlarını da karşılayarak rahat etmesini sağlayacağız." diye konuştu.

Yay, kemik erimesi bulunan KOAH hastası 43 yaşındaki Ömer Sarı'nın 21 yıldır evden çıkamadığını ve onun yatak ihtiyacını karşılayarak saç ve sakal bakımlarını yaptıklarını, 75 yaşındaki hasta Mehmet Kılıç'a yatak hediye ettiklerini ve tıraşını yaptıklarını dile getirdi.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.