KIYAMETİN YAKLAŞTIĞINI BELİRTEN HADİS-İ ŞERİF

Kıyametin yaklaştığını belirten hadisi şerif hangisidir? Peygamber Efendimiz (s.a.v) hadisi şerifte ne buyuruyor? Dr. Murat Kaya anlatıyor...

Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor:

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hutbe verdi mi gözleri kızarır, sesi yükselir, öfkesi artardı. Sanki bir orduya "Düşmanınız akşama veya sabaha size baskın yapacak!" diye tehlikeyi haber veren komutan gibi (fevkalde ciddî bir edâ ile):

"Ben size, kıyâmet şu iki parmak kadar yakınlaşmış olduğu bir zamanda peygamber gönderildim." der ve şehadet parmağı ile orta parmağını birbirine yaklaştırarak gösterir, sözlerine şöyle devam ederdi:

"Emmâ bâd! Bilesiniz, sözlerin en hayırlısı Kitabullah'tır. En güzel yol da Muhammed'in yoludur,. İşlerin en şerlisi de sonradan ihdâs edilenlerdir. Her bid'at dalâlettir." Ayrıca şunları da söylerdi:

"Ben her mü'mine kendi nefsinden daha yakınım. Nitekim, kim bir mal bırakırsa bu ailesi içindir. Kim bir borç veya (bakıma muhtaç) horanta bırakırsa bu bana aittir ve benim üzerimedir." [Müslim, Cuma 43, (867); Nesâî, İydeyn 22, (3, 188, 189).]

HADİSTEN NE ANLAMALIYIZ?

1. Bu rivâyet, hutbe sırasında Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın hutbede işlediği mevzuya göre tavır aldığını ifade etmektedir. Mevzu ciddi meseleleri ihtiva ediyor, hatırlatmalarda bulunuyorsa akşama veya sabaha her şeyi mahvetmek, hayata son vermek üzere gelecek düşman baskınını haber veren bir komutanın ciddiyetini takınıyor, yüzü kızarıyor, sesinin tonu artıyor vs.

Şüphesiz, mevzuya uygun bir tavrın takınılması, zoraki, yapmacık bir hal değil, tabii bir durum, anlatılan meselelerin ehemmiyetini rûhen yaşamanın, yakînî bir imanla tasdikin neticesidir. Bu hal, muhakkak ki muhatap üzerinde hâsıl olması arzulanan te'sirin tahakkukunda rol oynar. Böylece (aleyhissalâtu vesselâm), hatiplik san'atının esaslarını da vazetmiş olmaktadır.

2. Şurası muhakkak ki Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın hadiste tasvir edilen hali, her hutbesine mahsus değildir. İnzâr (sakındırma) ve tehdîd mevzularını işleme zamanlarına mahsustur.

3. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şehadet parmağı ile orta parmağını yan yana getirerek göstermesi, bunların yakınlığına telmihan, kıyametin yakınlığını ifade için olabileceği gibi, bu ikisi arasında üçüncü bir parmak bulunmaması sebebiyle, kendisi ile kıyamet arasında başka bir peygamberin olmayacağına işaret maksadıyla da olabilir.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'tan günümüze kadar, şu kadar zamanın geçmesi, hadiste ifade edilen kıyâmet yakınlığını cerhetmez, çünkü dünyanın ömrüne nisbet edilince bu müddet gerçekten çok az bir şey olur. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kıyâmetin yakınlığını başka hadislerde de ele almıştır. Bunlardan biri şöyle:

"Dünyanın ömrü yedi basamaktır, ben yedinci basamakta gönderildim."

Bir diğeri de şöyle:

"İsrâfil (aleyhisselâm)'i gördüm, sûr'u kapmış, üfürmek için kendisine izin verilmesini bekliyor."

Kur'ân-ı Kerîm'de de:

اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ "Kıyamet saati yaklaştı, ay ikiye ayrıldı." (Kamer, 54/1) buyrulmuştur.

BÜYÜK VE KÜÇÜK KIYAMET ALAMETLERİ NELERDİR?

BÜYÜK VE KÜÇÜK KIYAMET ALAMETLERİ NELERDİR?

KIYAMET İLE İLGİLİ BENZER YAZILAR

PAYLAŞ:            

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle